Nevin Halıcı-"Ey gül! Gerçi sen de nazeninsin,Sen nerde, Zin'in yüzünün rengi nerde" Ahmed Xani.*
Güneydoğu çalışmamla ilgili son yazılarım üzerine Cizre'den bir mesaj aldım. Her hafta, sıra Cizre'ye ne zaman gelecek diye bekliyoruz, diyorlar. Bu hafta Cudi Dağları'nın olanca haşmetiyle yükseldiği, ilçenin ortasında Dicle'nin nazlı nazlı salındığı güzel Cizre'den bahsedelim.Şırnak'tan bir grup öğretmenin sayesinde gittiğim Cizre, gerçekten çok güzel bir ilçe. İlçe dediğime bakmayın, eskiden Botan adıyla merkez olduğu söyleniyor. İl yapılınca Cizre ilçe olarak Şırnak'a bağlanmış.Burcubelek tepesi Dicle Nehri'ni boydan boya gören çok güzel bir manzaraya sahip. Eskiden orduya aitmiş, şimdi kültür merkezi yapılıyormuş. Ayrıca Dicle Nehri kenarında çay bahçeleri gibi tesisler var. Cizre birçok Güneydoğu ilinden daha güzel. Ne yazık ki Şırnak, Cizre, Hakkâri denildi mi insanlar çekiniyorlar. Dileyelim ki her şey düzelsin, her yere rahat rahat gidilsin.
Cizreliler, Nuh Peygamber'in gemisinin Cudi Dağı'na oturduğunu, Kur'an-ı Kerim'in Hud Sûresi'nin 44'üncü ayetinde bu olayın verildiğini söylüyorlar. Bu nedenle Ağrı Dağı'nın yanlış adres olduğunu da belirtiyorlar.
Şehir merkezlerini ele alan yemek araştırmamda herkes Şırnak yerine Cizre'ye gitmemin doğru olacağını söylüyordu, gidince doğru söylediklerini anladım. Şırnak, Batman gibi bütün Güneydoğululardan kurulu bir il. Cizre ise Cizrelilerin çok bulunduğu bir yerleşim merkezi. Halk, çok kişinin Cizre'yi terk ettiğini söylese de her konuda gerçekten özgün kültüre ulaşılabilecek bir merkez. Herkes kendi konusunda çok şey bulabilir.
Benim yemek konusunda çok değerli rehberimin tercümanlığı aracılığıyla görüştüğüm Cizreli hanımefendi, bilgi verirken bir yandan beyitler okuyor, bir yandan tarifeler veriyor, ricam üzerine kırmayarak düğün ve kına türkülerini söylüyor, inanılmaz bir kültür zenginliğini cömertçe bana sunuyordu. Keşke orada bir hafta kalabilseydim, neler neler alabilirdim. İşte size onlardan biri:
"Cizira Botaye
Meskene Kürdaye
Cehe kizu hurtaye
Cehe zanav alemaye"
"Burası Botandır
Kürtlerin meskenidir
Güzel kızların, yakışıklı delikanlıların ve alimlerin yurdudur".
Yağmur duası için çocukların kukla gelin yaparak evlerden yiyecek istedikleri şöyle bir tekerlemeleri var:
"Henekneki val vali
Bukame baran deve
Mebhe genme sur deve
Gelinimiz yağmur istiyor
Biz ise kırmızı buğday istiyoruz"
Yemeklere gelince bölge yemeklerinin hepsi daha da fazlası Cizre'de yapılıyor. Şirani, zırvaçik, kıtkadik, kaliser, dovidi, paze hoşondi, jaji kerenge, serbidev, kadge difse, heke haşandi, kuliçe bazı yemekler. Allah izin verirse, Güneydoğu çalışmamda bütün bu yemeklerin tarifelerini bulacaksınız.
Mem u Zin ise Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin
vb. gibi ölümsüz bir aşk hikâyesi. Cizre'de türbeleri var. Kavuşmalarını önleyen Beko da ricaları üzerine türbede ayak uçlarında yatıyor. İlahi aşka ulaşmalarına sebep olduğu için onun da kendileriyle beraber olmasını istemişler. Türbede en güzel şeylerden biri Mem'in baş ucunda bulunan bir tünel. Zin, Mem'e zindanda iken, bu tünel vasıtasıyla sepetin içine koyduğu yemeği uzatırmış (çok merak ettim, acaba en çok hangi yemek), tabii Beko durumu "Beg'e" iletene kadar.
Bu hafta Cizre'den serbidev yapalım; kim bilir belki de Zin, Memo'ya en çok serbidev gönderiyordu, sevgili okuyucularım. Neden olmasın? Şırnaklılar serbidevin yüzüne susam serperken Cizreliler kavurma konulduğunu söylediler. İstediğinizi ilave etmek keyfinize bağlı. Ağız tadıyla kalın.
Not: Beyitlerin orijinalindeki alfabetik hatalar için özür dilerim. Hanımlardan dinlediğim şekilde yazdım. Doğrusunu gönderecek olanlara teşekkür ederim.
*M.Emin Bozarslan'dan naklen: Abdullah Yaşın. Tarih Kültür Ve Cizre. Kuloğlu Matbaacılık: Ankara, sayfa: 431

Serbidev
1 su bardağı yarma
2 su bardağı su
1 çay kaşığı tuz
1 su bardağı ezilmiş keşk (süzme yoğurt da olabilir)
½ su bardağı eritilmiş tereyağı
1 tatlı kaşığı tehnavik (yarpuz) veya nane kurusu
Yapılışı: Yarmayı su ile haşla. Lapa haline gelince tuz at, geniş bir tabağa dök, ortasını aç. Ezilmiş keşk veya ayranı doldur. Kızdırılmış yağa, tehnavik veya nane kurusunu at, yemeğin yüzüne gezdir