Radyo Forum

Go Back   Dostluk Ve Kardeşlik Platformu; Dostluğun, Kardeşliğin ve Paylaşımın Tek Adresi Özgürlük Ateşi- »
SİYASET
» Makaleler Bölümü » Üyelerimizin Makaleleri


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Anayasa ve Refarandum
Konudaki Cevap Sayısı
27
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
2151

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Bookmark and Share Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 13-07-2010, 19:02   #1
Kullanıcı Profili
Kıdemli Üye
 
camer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşicamer
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Tem 2010
Üye No: 908
Mesajlar: 134
Konular: 13
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 159
132 mesajına 721 kere teşekkür edildi.
IM
Standart Anayasa ve Refarandum

 
İnsanlar sosyal varlıklardır. İlkel ,kominal toplumdan tutunda köleci , feodal toplum ve kapitalist topluma kadar bir arada yaşamışlardır.Bu tarihi süreçte bir çok iç ve dış savaşlar yapılmış ve buna rağmen bir arada yaşamaktan vazgeçilmemiştir.Demek ki bu çelişkiler içinde insanın insana olan ihtiyacı her zaman ön plana çıkmıştır.Tabi ki mesele böyle ise insanoğlu bir arada yaşamanın koşullarını ve şartlarını aramak zorunda kalmıştır.İşte bu neden den dolayı toplumsal sözleşme ön plana çıkmıştır.Bu toplumsal sözleşme içerisinde üretim ilişkilerinden tutunda insanın düşüncelerinden birey olarak kendini ifade etmesine kadar tüm hak ve özgürlüklerini bir sözleşmeye bağlamak zorundalar.Bu nedenle yasa koyucular bu ilişkileri kayıt altına almak ve toplumun yaşam biçimine madde madde bir yasaya bağlamak zorundalar.

Toplum, kültür ve ilişkilerini belirleyen toplum içerisindeki üretim ilişkileridir.Yukarıda belirttiğimiz toplumlar kültürel ve ekonomik ilişkileri belirleyen üretim ilişkisidir.Kısacası KARL MARX ın da belirttiği gibi alt yapı üst yapıyı belirler.Eğer alt yapıdaki yani;köleci üretim ilişkileri ise yasayı köle sahipleri belirlemiştir.Bu da oluyor ki köle sahipleri kendi aralarında hak hukuka dayanan toplumsal sözleşmeyi gerçekleştirmiş fakat köleler üzerinde bu söz konusu değildir.Aynı şekilde feodal toplum da kendi içerisinde toplumsal sözleşmesini ( anayasa) gerçekleştirmiş.Köylüler üzerinde ise bu anayasa söz konusu değildir.Günümüz kapitalist topluma gelince ; anayasayı artık egemene sınıflar dilediği gibi yazıp ve uygulayamadılar.Çünkü Fransız ihtilalinden tutunda Sovyetlerde Bolşevik devrimine kadar bir çok ülkede işçi sınıfı uyanmış ve ülke yönetimine ortak olmak için mücadele etmişlerdir.Bu da yasa koyucuların işini zorlaştırmıştır.Dikkat edilir ise yasalar toplum ihtiyacından doğan ve bunun bir sisteme bağlamak amacı ile yapılır.Örneğin; Fransa da işçi sınıfı hareketleri ve ihtilalleri işçi sınıfı lehine Fransa da yeniden anayasa düzenlenmek zorunda kalınmıştır.Yani bütün anayasa ,hak ,hukuk,üretim ilişkisinden doğan ihtiyaçtan olduğu görülür.

Şimdi bu görüşler ışığında Türkiye ye baktığımızda durum pekte öyle gözükmüyor.

Ulusal kurtuluş savaşından sonra toplum sivil yönetime geçtiğinde toplumun varlığını devam ettirmek ve bir arada yaşamayı teminat altına alacak toplumsal sözleşme (anayasa) ihtiyaç duyuldu.
Oysa ki o günler de toplumun doğru dürüst hatta feodal üretim ilişkisi bile tam gerçekleşememiştir. O gün ki toplum amele küçük çapta köylü üretim ilişkisi ile devam etmekteydi.(biz bunu feodal toplum olarak nitelendirmekte idik).Bu topluma bir yasa yakıştırmak zorundaydılar.Gelişmiş kapitalist toplumların yasalarını kopyala_yapıştır usülü ile bir anayasa hazırladılar.Oysa yukarda belirttiğimiz gibi yasalar pratik ihtiyaçtan doğarlardı.Türkiye de böyle olmadı.Kapitalist yasaların kapitalist üretim ilişkileri olmalıydı.Bundan dolayı yasa ile bütünlük kazanması açısından kendi burjuvazimizi ve kendi toprak ağalarımızı yarattık.Ancak burjuvazi kapitalist ülkeler tarafından fabrikaları yap_devret modeli ile oluşturuldu.Bundan dolayı burjuvazimiz korkak,hödük,kazandıklarını kolay yoldan kaybetme korkusu içerisinde ,demokratik burjuva devrimini bile yapamamıştır.İşçi sınıfı oluşturulan anayasaya katkı yapmadığı için verilen ve alınan hakların ne olduğunu bile bilmemiştir.Toprak ağaları ise ; o gün ki siyasi iktidar yakınlığından çoğu devlet arazisini ve bu toprakları bırakıp göç eden sahipsiz arazileri siyasi iktidar aracılığı ile tapu çıkarıp kendi zimmetlerine geçirmişlerdir.

Tüm bu nedenlerden dolayı her gelen iktidar istediği gibi anayasayı değiştirmiş yeniden düzenlemiştir. Oysa ki anayasa bir toplumsal sözleşme olduğuna göre tüm halk katmanlarının ihtiyaçları,görüşleri hatta birey hak ve özgürlüklerine kadar tüm kesimin görüşü alınarak yapılmalıdır.Anayasa yapılırken toplumsal bir muhalefet olmadığından iktidarlar dilediği gibi davranmaktadırlar.Bugün de AKP iktidarı güya demokratik açılımın altında bir anayasa değişikliğine gitmektedirler.Bu iktidar yakından izlenirse derdinin ne bir demokratik açılım ne işçi sınıfı nede geniş halk kitleleri olmadığı anlaşılır.Tek derdinin irtica ve din üzerinden diktatörlük olduğu gözükür.Avrupaya da baktığınızda bu tip diktatörler hep seçim yolu ile gelmiştir.Almanya da A.HİTLER %47 oy çoğunluğu ile İtalya da MUSOLLONİ ayni şekilde büyük bir oy çoğunluğu ile iktidara gelmiştir.Dünya bu faşist iktidarı yakından tanıyıp acı çekmiştir.Ancak Avrupa toplumu demokratik yolu PARLEMENTO dan değil YARGI dan geçtiğini anlamışlardır.Çünkü demokratik bir anayasayı değiştirmek isteyen faşist bir iktidarın karşısında hukuksal olarak direnecek olan yargıdır.Yargı o gün ki anayasayı korumakla mükelleftir.

Şimdi bu görüşlerin ışığında AKP iktidarın anayasa değişikliğini inceleyelim;

R.TAYYİP ERDOĞAN a türban sorununu neden çözmediniz sorusu karşısında ilginç bir cevapla karşılaşıyoruz.
İKTİDAR OLDUK AMA MUKTEDİR OLAMADIK demiştir.

MUKTEDİR den kasıt anayasa mahkemesidir. Çünkü meclisin büyük bir çoğunluğunu,meclis başkanlığını ve cumhur başkanlığını ele geçirmiş alternatif silah gücü olarak ta polisi ağır silahlarla donatmıştır.Faşizm sürecini tamamlamak için anayasa mahkemesini de kendi siyasi görüşü doğrultusunda dizayn etmesi gerekirdi.Güya 12 EYLÜL faşist anayasasını kaldırıp yerine sivil anayasa koyacaktı.Oysa görüyoruz ki alternatif faşist bir anayasa hazırlama peşindedir.

Şuan da referanduma sunulacak olan anayasa maddeleri aşağıda açıklanmıştır.

A ) DİNAMİT MADDE

1_Cumhur başkanının halkın seçmesi
(Şuan da ki oy çoğunluğuna güvenerek kendi siyasi görüşünü paylaşan cumhur başkanın yerini meşrulaştırmak)

2_Anayasa mahkemesinin yeniden yapılandırılması
(Ana yasa mahkemesi üyelerinin çoğunun meclis ve cumhur başkanı tarafından atanması söz konusudur. Bundan da kendi yargısını oluşturmanın peşindedir.)

3_Siyasi partilerin kapatılması konusunda yaptırımın genel kurul tarafından yapılması
(Cumhuriyet başsavcısının irtica kapatma kararını pasifize etmek istemesi AKP yi sağlama almasıdır)

4_Hakimler ve savcılar yüksek kurulunun yeniden yapılandırılması
(Üyelerinin çoğunluğunun cumhur başkanının ve meclis tarafından tayin edilmesi ve bunun nedeni de yolsuzluk yapan AKP milletvekillerinin yargı önüne çıkarılmasını önlemektir)

B ) SÜSLÜ ÇİÇEK MADDE

1_Kadın erkek eşitliğin de alınacak tedbirler; dul ,özürlü çocuklar ,yaşlı herkes eşit sayılacak

2_Yurtdışına çıkma özgürlüğü hakim kararı ile sınırlanacak

3_Devlet her türlü istismara karşı çocukları koruyacak

4_Aynı iş konusunda birden fazla sendikaya üye olunacak

5_Kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı verilecek

6_Greve katılan işçilerin verdikleri zarardan sendika sorumlu olacak

7_Milletvekili düşürülmesi uygulaması kaldırılacak

8_Memurlara verilen uyarı kınama cezaları yargı denetimine alınacak

9_12 EYLÜL dönemindeki milli güvenlik konseyinin yargılanmasını önleyen 15.MADDE kalkacak
(Güya 12 EYLÜL generalleri ve KENAN EVREN yargılanacak. Oysa ki 30 YIL geçtiğinden bu faşist generaller zaman aşımından dolayı yargılanamayacaklardır)

10_Halk oylamasına katılma yaşı 18 e indirildi. Milletvekili sayısı 550 ye çıkacak

11_Devlet güvenlik mahkemelerinde yer alan askeri üyelerin yerine sivil üyeler alınacak

12_Anayasa 3 EKİM 2001 de yapılan 6 değişik maddesi yerine AB müktesebatına uyum calışmaları çerçevesinde bir çok madde değiştirildi

13_Milletvekili seçilmeyecek şartlar arasında ideolojik ve anarşi eylemler yerine terör eylemi şeklinde yer alacak
(Ne zaman ideoloji terör sayıldı)

Dinamit Madde ve Süslü Çiçek Madde dediğimiz maddeler tek paket halinde referanduma sunulacaktır. Kısacası halka altında dinamit olan bir çiçek demeti sunulacaktır.

Bu şekilde halkın dikkatini çiçek paketine çekerken kendi faşist diktatörlük sürecini tamamlayacaklardır.Biraz olsun demokrasi nimetlerinden yararlanmak isteyenler bu referanduma HAYIR oyu versinler….

_CAMER_

_________________________________________________
DÜNYANIN BİR ÇOK YERİNDE DİLLER , RENKLER VE DİNLER FARKLIDIR.AMA DÜNYANIN HER YERİNDE EMEĞİN DİLİ , RENGİ VE DİNİ AYNIDIR...(CAMER)
camer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için camer kullanıcısına teşekkür eden 12 üyemiz:
₣iđel (14-07-2010), atesoglu (21-07-2010), EZGI (15-07-2010), hazal_mhu (23-07-2010), MARALIM (14-07-2010), meral_ekin (26-08-2010), Merdan (22-08-2010), penaberjiyan (22-07-2010), SirfalaS (14-07-2010), Özgürlükateşi (14-07-2010)
Alt 14-07-2010, 16:45   #2
Kullanıcı Profili
☭ Her Şey Özüne Döner
 
Özgürlükateşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiÖzgürlükateşi
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Kas 2009
Üye No: 21
Mesajlar: 1.664
Konular: 711
Bulunduğu yer: ☭ Atölye
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 3001
1367 mesajına 4158 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Sevgili camer Dost;

Yazdıklarınızı ve DiNAMİT MADDELER,ÇİÇEK MADDELER olarak ayırdğınız anayasa maddelerini de inceleyince Mevcut anayasadan çokta farklı olmadığını,demokrasi adına hiçbir şey getirmediğini görüyoruz..Zaten AKP'den Demokratik bir anayasa beklentimizde yoktur olamazda..AKP İktidara geldiği ilk günden bu yana devletin önemli organlarını elegecirme çabalarını ve amacını da gayet iyi biliyoruz..Söz konusu referanduma gelince,Diyelimki biz emekçi,işçi,köylü kesimleri olarak HAYIR dedik,Kazancımız ne olacaktır ?Yada EVET dediğimizde ne kaybedicez?Ha 12 eylül anayasası,Ha AKP anayasası arada fark nedir.Burjuvazinin anayasasını,yargısını korumak bizleremi düştü?Evet dersek AKP'nin Değirmenine su taşımış oluruz.Hayır dersek CHP'nin ve kemalizmin (statükocu kesimin)değirmenine su taşımış oluruz,Dolaysıyla bana göre en doğru karar dtp'nin aldığı boykot kararıdır.
saygılar.

_________________________________________________

Özgürlükateşi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Özgürlükateşi kullanıcısına teşekkür eden 9 üyemiz:
₣iđel (14-07-2010), camer (14-07-2010), EZGI (15-07-2010), hazal_mhu (23-07-2010), MARALIM (14-07-2010), Merdan (22-08-2010), penaberjiyan (22-07-2010), SirfalaS (14-07-2010)
Alt 14-07-2010, 19:02   #3
Kullanıcı Profili
Kıdemli Üye
 
camer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşicamer
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Tem 2010
Üye No: 908
Mesajlar: 134
Konular: 13
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 159
132 mesajına 721 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Değerli dost;
Söylediklerini anlıyor görüşüne tamemen katılıyorum.Tabi ki demokrasisi olmayan bir ülkede demokrasiden bahsetmek yel değirmenlerine karşı savaşmaktan başka bir sey değildir.Lakin genel boykot kararı söylediğini pratikte doğrular mayetdedir.Örgütlü toplumlarda genel boykotun getirileri emekçi halk yığınları için kazanılımdır.
Biz burada hiç bir örgütlülüğü olmayan olan örgütlerde cılız kalmış bir ülkeden bahsediyoruz.tabi ki söyledikleriniz düşünülebilir.Ama ben şahsi olarak kötünün iyisi peşindeyim.
CHP ye gelince DENİZ BAYKAL ve onun kadroları CHP de 15 yıldır statikocu parti içi demokrasi olmayan bir yönetimle parti yönetiyor.Fakat ortadoguda ki durum uluslararası ilişki bakımından CHP nin bu statikocu yapısını kırmaya çalışıyor.Yoksa KILIÇTAROĞLU nun 2 dosya yolsuzluğu ortaya çıkarması ülke açısından pek önem taşımıyor.Hiç olmassa devlet olanaklarını kullanmak geniş halk yığınlarının önünü açmak onları örgütlemek bakımından ortam hazırlmaktır.Ama din üzerinden gelişecek olan faşist bir diktatörlük hicbir zaman bize böyle bir olanak tanımayacaktır...
SAYGILARIMLA....


NOT: Boykot kararı EVET oyları karşısında cılız kalacagı için kanımca AKP nin değirmenine su taşıyacaktır.Madem ki çoğunlukla anayasa kabul edileceğine göre boykot kararı ne kadar etkili olur.Geçmişte biz bunları denedik.Ancak bir duruş sergilemekten başka bir işe yaramadı.


Konu camer tarafından (14-07-2010 Saat 19:07 ) değiştirilmiştir..
camer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için camer kullanıcısına teşekkür eden 10 üyemiz:
₣iđel (15-07-2010), EZGI (15-07-2010), hazal_mhu (23-07-2010), MARALIM (16-07-2010), meral_ekin (26-08-2010), penaberjiyan (22-07-2010), SirfalaS (14-07-2010), Özgürlükateşi (14-07-2010)
Alt 14-07-2010, 20:44   #4
Kullanıcı Profili
☭ Her Şey Özüne Döner
 
Özgürlükateşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiÖzgürlükateşi
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Kas 2009
Üye No: 21
Mesajlar: 1.664
Konular: 711
Bulunduğu yer: ☭ Atölye
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 3001
1367 mesajına 4158 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Anlatamadıklarımı eksik anlatımıma verin;

Demek istediğim o ki,bizlere iki seçenek sunuluyor.Ya EVET diyeceksiniz,Dinci gericilerin Hegemonya çabalarına ortak olacaksınız.Yada HAYIR diyerek 12 eylül faşist düzeninin sürdürülmesinden yana olacaksınız.Bu iki secenekte tuzaklarla doludur.Sömürgeci partilerin arasındaki hegemonya mücadelesinde bizlerin taraf olmaya zorlanması Ya EVET yada HAYIR'ın dayatılması...Bizler böyle bir seçime mahkum değiliz..

12 Eylül faşist anayasası ile hesaplaşmak elbetteki AKP'nin işi değildir.
Bizlere anayasa değişikliğini darbecilerle hesaplaşma palavraları ile yutturmaya çalışırken,özünde sistem içi kadrolaşmasının önünü açmak ulaşamadığı mevkileri elegeçirme çabasındadır.Tehlikeninde farkındayız.Ülkenin gercek sorunlarına dair bir çözüm getirmeyen anayasa değişikliğe kötünün iyisi olarak mevcut düzene sarılmak ve HAYIR Oy'u kullanmanın anlam taşımadığı düşüncesindeyim.Marksist olduğunu idda eden bir kesim sizin savunduğunuzun tam tersine YETMEZ AMA EVET birden burdan bakın..Ve benim düşünceme göre Kötünün iyisi 12 eylül anayasasından kurtulmaktır.
Saygılar.

Özgürlükateşi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Özgürlükateşi kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz:
₣iđel (15-07-2010), camer (14-07-2010), EZGI (15-07-2010), hazal_mhu (23-07-2010), MARALIM (16-07-2010), penaberjiyan (22-07-2010)
Alt 14-07-2010, 21:24   #5
Kullanıcı Profili
Kıdemli Üye
 
camer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşicamer
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Tem 2010
Üye No: 908
Mesajlar: 134
Konular: 13
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 159
132 mesajına 721 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
değerli dost

halk deyimi ile bizler iki arada bir derde bırakılıyoruz, halk içinde bu refarandum kırk katırmı kırk satırmı anlamına geliyor.sizinde söylediğiniz gibi şeytan satır aralarında gizlidir yani bahsettiğiniz tuzaklar birde bu cephede baktımızda bu refarandum çözümsüzlüklerle dolu.
peki ne yapmalı?
stalini hatırlıyorum bir yapıtında sosyalizmin geriye dönüş şartlarından bahsederken burjuvazinin asırlardır egemen sınıf olarak yönetim tecrübesi oldugunu bu yüzden prlotarya diktatörlüğünün uyanık olması gerektiğini yapıtlarında belirtmişti.
tabiki bir marxsist olarak sınıflar mücadelesinde eğilip bükülmek ne kadar doğru?
ama biz devrimciler hayatın her alanında olmalı ve çelişkilerdende yarararlanmalı ve mevcut düzenin parlementosundan dahi yararlanmamız gerektiğimizi söylerler ama bunu subjektif şartların olduğu koşullara bağlarlar. yani bahsedilen işçi partisi denetiminde,böyle bir koşul yoksa ne yapmalı askeri darbenin devamı olan sivil bir darbeye seyircimi kalınmalı?

SAYGILARIMLA

camer isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için camer kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
₣iđel (15-07-2010), EZGI (16-07-2010), MARALIM (16-07-2010), Özgürlükateşi (14-07-2010)
Alt 16-07-2010, 17:56   #6
Kullanıcı Profili
Emekçi Üye
 
meral_ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşimeral_ekin
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Eki 2009
Üye No: 2
Mesajlar: 330
Konular: 207
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 1607
313 mesajına 1113 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Referandumlar Türkiye gibi kimi ülkelerde aslında en az demokrat olan kesim tarafından istenmesi de bu doğrudan demokrasi aracının çetrefilli bir boyutudur.
Türkiye için oldukça zararlı bir seçim fonksiyonudur
Her seçim döneminde;
Farklı bir ideolojiyi iktidara getiren,
Oyunun rengini aldığı bulgurun pirincin kilosuna göre belirleyen,
Sağlıklı düşünmekten aciz bırakılmış bu halkın vereceği oylar egemenlerin gücüyle istenilen bir yola götürür.

Alıntı:
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]nickli üyeden alıntıdır
Demek istediğim o ki,bizlere iki seçenek sunuluyor.Ya EVET diyeceksiniz,Dinci gericilerin Hegemonya çabalarına ortak olacaksınız.Yada HAYIR diyerek 12 eylül faşist düzeninin sürdürülmesinden yana olacaksınız.Bu iki secenekte tuzaklarla doludur.Sömürgeci partilerin arasındaki hegemonya mücadelesinde bizlerin taraf olmaya zorlanması Ya EVET yada HAYIR'ın dayatılması...Bizler böyle bir seçime mahkum değiliz..
Ya EVET diyeceksiniz 12 eylül faşist düzenin üstüne daha felaket eklenmesine, iktidarın diktatörlüğünü pekiştirmesine destek olacağız
Ya da HAYIR diyerek felaketin iyisi 12 eylül faşizminin açtığı sorunlara caba harcamaya devam edeceğiz
HAYIR oyu;
Bizlerin 12 Eylül Anayasası’nın başımıza açtığı gerçek sorunları ve toplumcu bir anayasanın ve onun temellerinde yükselecek yeni bir düzenin neden gerekli olduğunu halka anlatmak için daha fazla çaba harcayacağı anlamına gelir.
Başka bir alternatif yok...
Boykot etmek doğru bir secimidir?
Değildir …
Çünkü bunun içinde örgütlü olmak , ciddi bir kitleye sahip olmak gerekiyor
Bu da kolay değil Tarihe baktığımızda boykot kararı başarılı olamamıştır
Boykot kararı azınlık olarak kalacaktır.
Azınlığın kararı da hiçbir şekilde etki yaratmayacağı gibi iktidarın (felaketin) yararına olacaktır.
Midyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmanın anlamı yok…
Bugün HAYIR oyunu kullanmış olmamız CHP nin ekmeğine yağ sürmek değildir

meral_ekin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için meral_ekin kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz:
₣iđel (17-07-2010), camer (04-08-2010), hazal_mhu (23-07-2010), MARALIM (17-07-2010), penaberjiyan (22-07-2010), Özgürlükateşi (16-07-2010)
Alt 16-07-2010, 18:44   #7
Kullanıcı Profili
☭ Her Şey Özüne Döner
 
Özgürlükateşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiÖzgürlükateşi
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Kas 2009
Üye No: 21
Mesajlar: 1.664
Konular: 711
Bulunduğu yer: ☭ Atölye
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 3001
1367 mesajına 4158 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
12 Eylül darbesinin toplumun üzerinden silindir gibi geçtiği,topluma ve insana ait ne varsa ayaklar altına alındığı ve yok edildiğii o kanlı faşizimden iş'çi sınıfı,Devrimci örgütler,kürtler,Aleviler vs. fazlasıyla nasiplerini almışlardır.Bu ağır tramvanın toplumsal hafızası bugün bile hala çok canlıdır.
Burjuvazi eline geçirdiği devrimcileri yok etmekle kalmadı,esas düşman gördüğü idolojilerini yok etmeye çalıştı,yozlaştırıldı,bulandırıldı deyim yerindeyse kendisi ile iyi geçinecek bir sol,ve devrimci model yaratıldıı.Bunu yaparkende,elindeki tüm imkanlardan fazlasıyla yararlanmasını ihmal etmedi.Kendisine sol'cu diyen yığın yığın soytarı,sınıf bilincinden yoksun şovenist,sol ve sol adına politika yapan siyasi partiler,örgütlerin bini bir para.Artık enternasyonlizmin yerine yurtseverlik,vatansevicilik almıştır.Ezilen halk bölücü olu vermiş.UKKTH kimsenin umrunda değil,ortalıkta vatan vatan diyen solcular kaynıyor.Komünizim kültürünü kendi potası altında eritmeye çalışan burjuvazinin oyunlarına karşı bizlerin uyanık olması her alanda mücadeleyi yükseltmemiz değerlerimize sahip çıkmamız hiç kuşkusuz en öncelikli görevdir.
Cumhuriyet'e sahip çıkma iddasıyla düzenlenen mitingler,yapılan gösteriler yine aynı savsatalarla önümüze konmuştu..Laiklik elden gidiyor,şeriat gelecek.Aydınlık demokratik türkiye'ye sahip çıkma söylemleri ile meydanlara çağrıldı yüzbinler.Bir elinde Lenin posteri diğerinde *******,Ellerinde al yıldızlı bayraklarla ''sosyalizm'' sloganları atan yığınlar Kızıl bayraktan bihaberdi.Sol ve sosyalizmin içinin boşaltıldığı karmaşaya dönüşen süreç,Deniz baykal'ın sex kaseti ile tasfiyesi sırasındada devam etmiştir ''Denizlere sahip çık'' eylemleri ile Deniz gezmiş ve Deniz baykal'ı aynı karade taşıyan hatırla sevgili solcularınıda gördük hep birlikte.Görülen o ki elmalarla armutlar birbirne karıştırılmış
Her oyun öncesinde sahneye çıkarılan figüranlar,sol ve sosyalizm adına kafa karıştırma,zihin bulandırma,değerlerin canına okuma görevlerini layıkı ile yaparken burjuvazinin kendilerine verdiği rolleri de bir güzel oynamanın mutluluğunu yaşarlar.Burjuva kültür, burjuvazinin can simididir. Onu yaşatan, yayan, saldirtan, yağmalatan ve dal budak sardirtan en güclü dayanagidir. Devrimci kültür burjuva kültürün karsisina dikilebilecek ve devrimciyi devrimci kilabilecek, onu yenilgisiz, zaaflarindan arindirabilen ve sinifin cikarlarina sıkıca bağlayabilen yagene kültürdür.Burjuva kültürden gücte olsa arinmanin yolu teorik-pratik bütünlüktür. Ikisinden biri eksikse bu arinma cok olasi olmaz, ikisi birden yoksa istendiği kadar "devrimciyim" efeligi yapiladursun bir anlam ifade etmez..Zararı burjuva değirmenine su taşımaktır.
EVET'in biz işçi sınıfına bir getirisi(kazanım)'ı olmadığı gibi HAYIR'ında bir getirisi yoktur.Aksine 12 eylül faşizminin getirdiği anaysaya sahip çıkmaktır.Çıkanların saflarına katılmakdıt.Savaş, kemalistler ile dinciler arasındadır.Bu hegemonya mücadelesine alet olmayacağız Devrimci değerlerimize sahip çıkacağız ve BOYKOT kararını savunacağız.BOYKOT koyacağızki ne sizin anayasanızı istiyoruz nede 12 eylül faşizminin sürdürülmesini savunuyoruz...Her iki anayasa çöpe Gercekten demokratik, insana özgü sosyalizme evet diyeceğiz..

Özgürlükateşi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Özgürlükateşi kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
₣iđel (17-07-2010), camer (04-08-2010), hazal_mhu (23-07-2010), MARALIM (17-07-2010), penaberjiyan (22-07-2010)
Alt 16-07-2010, 20:29   #8
Kullanıcı Profili
☭ Her Şey Özüne Döner
 
Özgürlükateşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiÖzgürlükateşi
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Kas 2009
Üye No: 21
Mesajlar: 1.664
Konular: 711
Bulunduğu yer: ☭ Atölye
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 3001
1367 mesajına 4158 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Alıntı:
meral_ekin Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Ya EVET diyeceksiniz 12 eylül faşist düzenin üstüne daha felaket eklenmesine, iktidarın diktatörlüğünü pekiştirmesine destek olacağız
Ya da HAYIR diyerek felaketin iyisi 12 eylül faşizminin açtığı sorunlara caba harcamaya devam edeceğiz
HAYIR oyu;
Bizlerin 12 Eylül Anayasası’nın başımıza açtığı gerçek sorunları ve toplumcu bir anayasanın ve onun temellerinde yükselecek yeni bir düzenin neden gerekli olduğunu halka anlatmak için daha fazla çaba harcayacağı anlamına gelir.
Başka bir alternatif yok...
Boykot etmek doğru bir secimidir?
Değildir …
Çünkü bunun içinde örgütlü olmak , ciddi bir kitleye sahip olmak gerekiyor
Bu da kolay değil Tarihe baktığımızda boykot kararı başarılı olamamıştır
Boykot kararı azınlık olarak kalacaktır.
Azınlığın kararı da hiçbir şekilde etki yaratmayacağı gibi iktidarın (felaketin) yararına olacaktır.
Midyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmanın anlamı yok…
Bugün HAYIR oyunu kullanmış olmamız CHP nin ekmeğine yağ sürmek değildir
Sevgili meral yoldaş;

Bizlere, burjuvazinin 12 eylül anayasasını savunmayı ve ortak olmayı dayatıyorlar.Bunu yaparkende başka secenek olmadığına inandırmaya çalışıyorlar.Derdimiz, ne evimizdeki bulgurdur ne de midyattaki pirinçtir.Derdimiz,İş'çi sınıfı ile ezilen kesimlerin kurtuluşunun ne 12 eylül faşizminin kurduğu anayasada nede AKP'nin anaysa paketinde olmadığını haykırmaktır.
Her seçim döneminde aynı oyunlar oynanıyor.Burjuva politikacıları ürettiği demagojilerle,bizleri in oylarını kendilerine çekmeye çalışırlar.
SİVİL DARBE yaygarası koparılarak Kafa karıştırılıyor.Ve sıtmaya razı ediliyoruz.Yanlışa ortak olacağıma yanlışa karşı durmayı tercih ederim.HAYIR oy'u kullanlara bir bak bakalım kimler?Hangi kesimler karşı çıkıyor?Hangileri EVET oy'u kullanıyor ?Hayrcılar ve Evetciler örgütlü,
Boykot edenler azınlık,örgütsüz oluyor.öylemi?

Özgürlükateşi isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Özgürlükateşi kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
₣iđel (17-07-2010), camer (04-08-2010), hazal_mhu (23-07-2010), MARALIM (17-07-2010), penaberjiyan (22-07-2010)
Alt 16-07-2010, 20:52   #9
Kullanıcı Profili
Emekçi Üye
 
meral_ekin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşimeral_ekin
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Eki 2009
Üye No: 2
Mesajlar: 330
Konular: 207
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 1607
313 mesajına 1113 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Aynen oyle oluyor....
Azınlığın kararı da hiçbir şekilde etki yaratmayacağı gibi iktidarın (felaketin) yararına olacaktır.

meral_ekin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için meral_ekin kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz:
₣iđel (17-07-2010), hazal_mhu (23-07-2010), MARALIM (17-07-2010), penaberjiyan (22-07-2010), Özgürlükateşi (16-07-2010)
Alt 17-07-2010, 13:29   #10
Kullanıcı Profili
Kıdemli Üye
 
MARALIM - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiMARALIM
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Kas 2009
Üye No: 19
Mesajlar: 497
Konular: 255
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 2026
355 mesajına 980 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Bütün Referandum konusu bence iktidarin halka kendisini sirin gösterme derdinden baska birsey degildir.
Referanduma EVET dersek idaremizi - adasiminda dedigi gibi - bir kilo bulgur ve birkac kömüre oyunu yani egemenligini satan halka devretmis oluruz.
Referandumlar halklarin bilincli aydin bir kimlige sahip oldugunda demokrasinin vazgecilmezilerdir, yoksa TCde oldugu gibi bilincsiz halklarin eline verilecek silah degildir.
Referanduma HAYIR dersek idareyi zaten tümüyle elinde bulundurmak derdinde olan tek bir partiye vermis oluruz.
Nasil olsa her yasalarini bir sekilde cikarabilen Basbakan ve Cumhurbaskani iyice rahatlamis olurlar.
Devletin her mecrasini has adamlariyla doldurup diktatörlük yapmaktir istegi akpnin. Acikxa bunu diyemedigi icin nasil olsa halk bizi sever kasikla verir kepceyle aliriz matigi ile Referandum konusunu gündem yaptilar.
Tipki Hitler döneminin Almanyasi gibi oldu TCnin su an ki durumu.
Ayni Hitler gibi akpde hakla birseyler vereyim egemenligini elinden alayim diyor; Hitlerin yaptigi otobanlar hala kullanimda ve bilincsiz Alman halki halen tas gibi yol helal olsun Hitlere der durur...!
Öte yandan bilindigi gibi milyonlarca insani katletmesi o an icin önemini yitiriyor.
Akpninde yapmak istedigi bu kimi faydalar saglayip halka diktatörlügünü mesrulastirmaktan baska birsey degildir.
Referandumu boykot etmek ise ancak sesi cikan halk ile olur. Neden ve neyi boykot ettigini dahi bilmeyen kitle ile böyle bir eyleme girismekte dogru olmaz.
Böylece bize düsen ne akpnin ne chpnin ekmegine yag sürmemektir... Halkimizin bilinclenmesini saglamak en önemli ilkemiz olmalidir böylesi zamanlarda.

_________________________________________________
"Bilesiniz ki boyun eğemem ben, Çünkü boyun eğiş bir kader sözcüğü. Oysa insan tutsaklığının ölüm mühürü sallanmaktadır tacının üzerinde, Sicilyalı'nın kılıcı gibi. O bunu kabul edecek mi? Yoksa ben mi teslim olacağım? Ben teslim olmayacağım."
MARALIM isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için MARALIM kullanıcısına teşekkür eden 5 üyemiz:
camer (04-08-2010), hazal_mhu (23-07-2010), penaberjiyan (22-07-2010)
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
anayasa, refarandum


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Gül'ün düşündüğü yeni Anayasa'da Kürt yok! Özgürlükateşi Güncel Haberler 0 01-10-2011 18:37
Yeni Anayasa Ve Öcalan ın Açıklamaları camer Üyelerimizin Makaleleri 0 19-09-2010 17:34
Refarandum üzerine EZGI Makaleler Bölümü 0 05-08-2010 05:06
Refarandum kavgasi linc girisimleriyle basladi EZGI Güncel tartışma konuları 0 29-07-2010 00:48
Bu Anayasa Kimi Kurtaracak? melek5810 Güncel tartışma konuları 1 12-04-2010 00:25


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:28.
 
ÖZGÜRLÜKATEŞİ.NET Forum Kategori Arşiv Görünümü
3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 58, 59, 270, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 169, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 183, 184, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 58, 59, 270, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 169, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 183, 184, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282,

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, info@ozgurlukatesi.net mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.