18-01-2010, 15:33
#1
Kullanıcı Profili
Kıdemli Üye
özgürlük ateşi hazal_mhu
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Eki 2009
Üye No: 7
Mesajlar: 248
Konular: 173
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 1070
205 mesajına 526 kere teşekkür edildi.
IM
Abdi İpekçi’den Hrant Dink’e, Ağca’dan Ogün Samast’a…
1 Şubat 1979 yılında Milliyet gazetesi genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi’yi öldüren faşist tetikçi Mehmet Ali Ağca tahliye oldu. Davul zurna eşliğinde cezaevinden çıkan Ağca askerlik işlemlerinin tamamlanması için GATA’ya götürüldü.
Tahliyesinden çok daha önce Ağca’nın Holywood’dan teklif aldığı, anılarını kitaplaştıracağı kısacası “yıldız” olacağı haberleri gündeme geldi. Ana haber bültenleri “bir katilin anatomisi” başlıklarıyla Ağca’nın hayatını anlattı, sahip olduğu derin bilgilere dikkat çekti. Bugün tahliye olduğunda da basından yoğun ilgi gördü, yaklaşık 100 araçlık basın ekibi Ağca’yı cezaevinden GATA’ya kadar izledi.
Abdi İpekçi cinayeti üzerinden 31 sene geçti…
Mehmet Ali Ağca, İpekçi’yi öldürdükten 5 ay sonra yapılan bir ihbar sonrası yakalandı. Maltepe Askeri Cezaevi’ne götürülen Ağca kısa bir süre sonra Abdullah Çatlı’nın da aralarında bulunduğu bir ekip tarafından kaçırıldı. Bundan 2 yıl sonra Ağca İtalya’da ortaya çıktı. Papa 2. Jean Paul’e suikast yapan Ağca yakalanarak ömür boyu hapse mahkum edildi.
Papa’nın affetmesi sonrası Türkiye’ye iade edilen Ağca’nın suçları karşılığında aldığı cezalar özel çıkarılan yasalar ve aflar ile “kuşa” çevrildi. Abdi İpekçi cinayeti üzerinden 31 sene geçti. Ağca şimdi serbest. Ancak mahkeme salonlarında her defasında “piyon”luğunu itiraf eden Ağca’yı, hangi ellerin ileri sürdüğü “bir türlü tespit edilemedi”. Cinayetin gerçek failleri hala bulunmuş değil.
Ağca’nın Çırağan Sarayı’nda basın açıklaması yapması, kitap yazması, televizyon programlarına katılması bekleniyor.
19 Ocak 2007 Hrant Dink katledildi…
Geçmişte yaşananlar medyanın da katkılarıyla hızla unutuluyor. Ancak daha üç sene önce hafızalardan silinmeyecek bir cinayet gerçekleşti. Agos gazetesi genel yayın yönetmeni Hrant Dink, Ogün Samast’ın tetikçiliğini yaptığı bir kontrgerilla operasyonuyla öldürüldü.
Samast cinayetten kısa bir süre sonra yakalandı. Belki cezaevinden kaçırılmadı ama kahraman gibi karşılandı. Polis ve jandarma görevlileri hatıra fotoğrafları çektirdiler. Cinayet duyulduğunda yapılan ilk açıklamalar “münferit bir olay”, “tahrik olan bir gencin milli refleksi” şeklindeydi. Başta Ramazan Akyürek, Muammer Güler ve Celalettin Cerrah olmak üzere hiçbir üst düzey kamu görevlisi cezalandırılmadı. Devlet tüm imkanlarını davayı çözmek için değil, delilleri gizlemek ve davayı kapatmak için seferber etti.
Abdi İpekçi ve Hrant Dink cinayetleri arasında 18 yıl. Bu 18 yılda Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı ve daha binlerce faili meçhul, gözaltında kayıplar, yargısız infazlar… İktidarlar değişti ancak kontrgerilla devleti değişmedi. Şimdilerde AKP kontrgerillanın yeniden yapılandırılmasıyla meşgul. Eski kadroları yenileriyle değiştiriyor. Hrant Dink, tasfiye edilenler ile onların yerine geçenlerin el birliğiyle katledildi. Tam da bu yüzden katil olarak önümüze sunulanlar Ogün Samast, Yasin Hayal gibiler. Tam da bu yüzden davada üç senedir hiçbir ilerleme yok.
Ogün Samast’ın da tıpkı Ağca gibi kahramanca karşılanmasını görmemek için “katil” sıfatı üzerinden tepki geliştirmek bu yüzden yetersiz kalacaktır. Ağca da Samast da kontrgerillanın piyonlarıdır.
_________________________________________________
" Örgütü, örgüt yapan, onu kitlelere tanıtan, programlar veya yaldızlı laflar değil, devrimci eylemdir."
MAHİR ÇAYAN