| |
İSTANBUL- Barış ve Demokrasi Partisi'nin düzenlediği "Kürt sorunu, çözüm olanakları ve Öcalan'ın rolü" konulu konferansı başladı.
Konferansa BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP milletvekillerinden Sebahat Tuncel ve Levent Tüzel, SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, Atılım Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Çiçek, gazeteci yazarlar Nuray Mert, Cengiz Çandar, Prof. Dr. Erol Katırcıoğlu ve Prof. Dr. Mithat Sancar, MİT eski müsteşar yardımcısı Cevat Öneş'in de aralarında olduğu çok sayıda kişi katıldı.
'TARAFLARIN ROLLERİ TANINMALI'
Konferansın açılış konuşmasını yapan Demirtaş, Kürt sorununa ilişkin bütün alanlarda objektif bir tartışma yapılabilse, Kürt sorununun çok tartışılabileceğini ve çözümün kolaylaşacağını söyledi. Demirtaş, "Bu realite bütün çıplaklığıyla bir şekilde tartışılmazsa ve kabul görmezse, barışçıl mesafe konusunda yol kat etmek zorlaşacaktır" dedi.
"Sorunun bütün taraflarının rollerinin tanınması çözüm için en önemli şarttır" diyen Demirtaş, sorunun sosyal, ekonomik ve kültürel yönlerinin tartışılması gerektiğini söyledi.
BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş şöyle konuştu: "Öcalan'ın düşüncelerini hükümet destekler ya da desteklemez. Kamuoyu, beğenir ya da beğenmez. Bir realite üzerinden bir tartışma yürütülecekse, şunu kabul etmek gerekir; 30 yıldır silahlı mücadele yürüten PKK üzerindeki en etkili tek isimdir. Barışı konuşacaksak, barış da devlet ile PKK arasında olacaksa, Öcalan'ın rolü iyi tanımlanmalıdır. Hükümet bu rolün farkında. Ancak bu role atfettiği anlam, bizim atfettiğimiz anlamdan çok farklıdır. Bir çatışma sürecinin sonlanması için müzakerenin başlangıçı çok önemlidir. Bu müzakere süreçlerini başlatanlar bizce son derece anlamlı bir iş yapmışlardır.
Müzakere başlatmak ne kadar önemliyse, doğru bir anlam yüklemek de önemlidir. Müzakereyi sonuç alıcı hale getirmektir. Bizim görebildiğimiz kadarıyla hükümet bu kadar zorlu bir süreci ve riskleri de göze alarak bir müzakere, diyalog süreci başlatmış olmasına rağmen, karşısındakini alt etme, tasfiye olarak görmüştür. Bu şekilde yapması bu sürecin sona ermesinin nedeni olmuştur. Masaya bakış açısı, bir terörle mücadelenin aracı olarak düşünüldüğü için sonuç elde edilememiştir. Hükümet bu bakış açısı ile yaklaştığı için süreç çökmüştür."
'YOKMUŞ GİBİ DAVRANILAMAZ'
"Böyle bir realite yokmuş gibi davranarak asla yol alamayız" diyen Demirtaş, şöyle devam etti: "Öcalan bir realitedir. Örgütü üzerinde, milyonlarla ifade edilen halk kitlesi üzerinde etkilidir. Hükümet de kendisi ile görüşmüştür. Partimizde bu sürecin bir aktörüdür. Bu ülkede barışı gerçekleştirmek gibi bir görevle, insani ve vicdani bir sorumlulukla karşı karşıyayız. Türkiye kamuoyu bu konuda en geniş toleransı tanımıştır. Oslo görüşmelerinin kamuoyuna yansıması infial yaratmamıştır. Herkes desteklemiştir."
BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, karamsar olmaya gerek olmadığının altını çizerek, "Bizler tam da böylesi dönemlerde, 'her şey bitti, diyalog bitti' denilen dönemlerde, rol üstlenmek, o diyaloğu yeniden kurmak zorundayız. Bunu sağlayacak sosyo-psikolitik ortamı hazırlanmalı" dedi.
'ÇÖZÜM İRADESİ OLACAKSA HÜKÜMETİ DESTEKLERİZ'
"'Ben artık ülkemde kalıcı barışı görmek istiyorum' diyen bir siyasi lider, başbakan görmek istiyoruz" diyen Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Ama bugünkü uygulamalarına bakıldığında, bizim hükümet politikalarına destek vermemizin beklenmesi, BDP'nin kendi ayağının altındaki sehpayı çekmesi demek. Ancak çözüm konusunda irade koyan bir hükümeti de desteklemeye hazırız. Bizim derdimiz bu ülkede temel sorunların çözümünde rol oynamaktır. Bu rolü de bugünkü koşullarda oynayamayız. Hükümetin baskı politikalarını destekleyen pozisyonda olamayız, direnen pozisyonda olabiliriz."
'HASSASİYETLER DENGELENMELİ'
PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecride dikkat çeken Demirtaş, "Sorunun en önemli aktörüne karşı daha ciddi, daha gerçekçi yaklaşmanız gerekin. Bu sizin bu sorunu çözmekteki samimiyetinizi gösterir" diye konuştu.
Demirtaş şunları söyledi: "İmralı sisteminin ortadan kaldırılması lazım. Diyalog ve barış sürecine daha güçlü katkı sunabileceği ortamın hazırlanması lazım. Türk halkının hassasiyetlerinden bahsediliyor. Kürt halkının da hassasiyeti var. Bütün bu hassasiyetleri nasıl dengeleyeceğimiz, Türkiye toplumuna da anlatmamız gerek. Hükümetin de kendi projesi olsun. Kendilerinin çözüm formülü ve yol haritası nedir? Bizim çözüm önerilerimizin reddi üzerinden bir tartışma yürütülüyor."
Hükümetin savaş ve çatışma politikalarından vazgeçmesi gerektiğini belirten Demirtaş, "'Ben barışçıl yoldan sorunu çözmeye hazırım' diyen hükümete karşı kimse silah kullanamaz. 'Ben kararlıyım, KCK operasyonu devam edecek, ben kararlıyım, hangi mağarada olsa imha edeceğim' diyen hükümete kimse inanmaz. Kürtlerin bu ülkede hangi statü ile yaşadığı meselesi netleşmelidir" diye konuştu.
Demirtaş'ın konuşmasının ardından "Sorun Çözme, Diyalog ve Müzakere" başlıklı ilk oturuma geçildi.
ETHA
|
|