04-02-2010, 22:48
#1
Kullanıcı Profili
Kıdemli Üye
özgürlük ateşi EZGI
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ara 2009
Üye No: 63
Mesajlar: 575
Konular: 292
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 710
314 mesajına 636 kere teşekkür edildi.
IM
Direnisin ruhunu alanlarda haykirmak icin 4 subatta genel grev genel direnise
DİRENİŞİN RUHUNU ALANLARDA HAYKIRMAK İÇİN 4 ŞUBATTA GENEL GREV GENEL DİRENİŞE
Tekel işçilerinin sınıfsal alanda verdikleri mücadelede geri adım atamayacak duruma sürüklenen sarı sendikal hareket, işçilere daha öncesinden ilan edildiği üzere 4 Şubatta “genel eylem” adı altında Genel Grev ve Genel Direnişe gidiyor.
Bu Tekel işçileri ile onların açtığı yolda yürüyenlerin bir başarısı olarak tarih sayfalarına yazılmalıdır birincil olarak. Zira tabandan gelen baskı ve mücadelenin şiddetidir bu sarı-gerici-faşist sendika ağalarını bu karara sürükleyen. Yoksa zaten ta başından beridir satma eğilimlerini ortaya koymuşlar idi.
Ama sınıfın aşağıdan gelen sınıfsal basıncı şimdi buraya getirdi bu uşakları. Ve kesinlikle bilinmelidir ki, sarı-gerici ve faşist sendika ağaları bu Genel direnişin içini boşaltmak uğruna her şeyi yapacaklardır. Ve de bu eylem nihayetinde “bizim yapabileceğimiz en son şey budur” deyip köşelerine, ağa babalarına topu atacaklardır. Doğal olarak bu eylemin de içini boşaltacak durumda olacaklardır.
4 Şubat tam tersine burjuvazi ve onların sınıf içindeki ajanlarının kâbusu haline getirilmelidir. Sınıfın enerjisinin ve birikiminin, bu gibi gerçek sınıf tutumlarının içini boşaltmasına izin vermeyen bir içeriğe büründürülmelidir. Zira daha önceki girişimlerde olduğu gibi eylemsel içeriğinin içinin boşaltılmasına müsaade edilmemelidir.
Örneğin geçmiş günlerdeki mitingde yaşananların dersleriyle ilerlenmelidir. Zira Alişan konseri ve o gibi olgularla direnişin kendisinin bağdaşmayacağı sol duyusuna sahip olan işçi sınıfı, bu genel direnişte de aynı duyarlılığı gösterip; bu Genel Direniş sonrası “ biz de yaptık, ama olmadı” gibi bir psikolojik cendereye sıkıştırılıp direnci kırılmadan ilerlemesini, yaşanılan her şeyden ders çıkararak ilerlemeyi becermelidir.
4 Şubat, sınıf ile geleceği konusundaki duyarlılığı açısından bir sınav olacaktır. 1 Şubat pazarlıklarında Türk-İş ve sarı sendikacılıkla mevcut düzenin sözcülerinin uzlaşamaması yoktur. Sadece sürecin oyalama, zaman içinde yok oluşa sürüklenme, gündem manipülasyonları ile bitirme, gündemden düşürme ve bu arada sınıf ile sendika patronları arasındaki bağları da koruyarak düzeni kollama mantığının egemen olduğunu söylemeliyiz.
Elbette 4 Şubat sendika ağaları tarafından görevi ve sırayı savmak kabilinde olacaktır. Buna da uygun davranacaklardır ve de kıvırtmak için ne gerekiyorsa onu yapacaklardır. Zira Genel Eylem geri isimlendirmesi bile bunun bir ifadesidir, başka bir şeyin değil. Bu bağlamda bu direnişi taçlandırmak ve Genel Grev ve Genel Direniş içeriğine uygun yaşamak sınıfın görevidir. Ve tabiî ki de sınıfın lideri olduğunu iddia eden komünist sınıf devrimcilerinin.
4 Şubat bir başlangıç haline getirilmelidir sınıfın genel olarak düzene karşı duruşu bakımından. Bugüne kadar buzu kırıp yolu açan Tekel direnişçileri ile dayanışmanın ötesine geçip hakları korumak, kollamak ve kazanmak noktasının ilerisine, politik olarak düzeni aşan bir içeriğe kavuşturulmaya çalışılmalıdır.
Düzen ve onun uşakları ile sınıf arasındaki açık hesaplaşmanın günü olmalıdır 4 Şubat. Basit miting ve göstermelik katılımlarla geçiştirilmeden, tüm gücü ile sınıfın ve liderlerinin yüklendiği, amaca uygun bir eylemsel içerikle yaşatılmalıdır bu direniş. Ötesinde, kazanımların olup olmadığına bakılarak sonrasında süreli olmayan süreçler zorlanmaya çalışılmalıdır.
4 Şubatı sadece Tekel Direnişine destek olarak görmek ve göstermek isteyenlere karşı sınıfsal duruşun, olması gerekenin ve de sınıfın genel olarak emperyalist kapitalizme karşı mücadele gereklerini öne çıkarmak gerektiği açıktır. Zira sınıfın ve mücadelenin kaybedeceği bir şey yoktur zincirlerinden başka. Bu da kendisini kölece bu düzene bağlayan bir zincirdir parçalanması gereken.
4 Şubat hem düzene ve hem de onun sınıf içindeki ajanlarına karşı her bakımdan kendini öne çıkaracağı bir gündür, olmalıdır. Bu gün her bakımdan başlangıç olduğu, olacağı gibi, sınıfın nihai mücadelesi açısından bu düzen ve onunla hesabının da açıkça görüleceği bir gün olmalıdır. Deneyim kazandığı, deneyimlerinden öğreneceği, öğrendiği ve de ileri doğru sosyalizme yürüyeceği bir zemin olmalıdır.
Bunlar başarılamaz değildir. Her ne kadar sınıf devrimcileri sınıfla yeteri kadar bağa, ilişkiye sahip olamasalar da etkiledikleri, etkileri altındakilerden başlayarak sınıfın bütününe genel çağrılarıyla, doğruları yaşama geçirmeleriyle liderliğin pratik yerine oturabilirler. YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR. HAYDİ MİLİTAN DEVRİMCİ SINIF MÜCADELESİNİN GÖREVLERİNİ SIRTLAMAYA.
01.02.2010
Mahmut Halil CAN ( Sendiren )
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ... ]