Radyo Forum

Go Back   Dostluk Ve Kardeşlik Platformu; Dostluğun, Kardeşliğin ve Paylaşımın Tek Adresi Özgürlük Ateşi- »
KÜLTÜR/SANAT/FELSEFE/BİLİM
» Kitap ve Dergi Tanıtımı

Kitap ve Dergi Tanıtımı Siyasete,edebiyata, sanata ve kültüre dair tanıtmak ve tavsiye etmek istediğiniz her şey


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Tehlikeli Oyunlar / Oğuz Atay
Konudaki Cevap Sayısı
5
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
315

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Bookmark and Share Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08-06-2011, 12:00   #1
Kullanıcı Profili
Ya Basta
 
Adali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiAdali
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Haz 2010
Üye No: 823
Mesajlar: 639
Konular: 218
Bulunduğu yer: Alice' nin Diyarı
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 359
448 mesajına 997 kere teşekkür edildi.
IM
Standart Tehlikeli Oyunlar / Oğuz Atay

 

_________________________________________________

PHP- Kodu:
Cepheden dönen yorgun askerler gibi serilmişizSavaş anılarımız anlatıp  avunuyoruzDışarıda yine birşey oluyor Pencereyi açardıArtık yaşamak  istemiyorum OlricOnların istediği gibi yaşamak istemiyorum... herkez  birikmiş bizi seyrediyorDağılınKukla oynatmıyoruz burada Acı  çekiyoruzKapı kapı dolaşıp dileniyoruzSon kapıya geldik.  İnsaf  sahiplerine sesleniyoruzEy insaf sahipleri Ben ve Olric sizleri  sarsmaya geldikOğuz Atay 
Adali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Adali kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
nego (06-01-2012), penaberjiyan (08-06-2011)
Alt 08-06-2011, 12:01   #2
Kullanıcı Profili
Ya Basta
 
Adali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiAdali
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Haz 2010
Üye No: 823
Mesajlar: 639
Konular: 218
Bulunduğu yer: Alice' nin Diyarı
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 359
448 mesajına 997 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
……Şöför Tahsin ”Adamın kaçışında bir gevşeklik vardı” diye anlatıyordu. Muhsin bey sordu “ne yaptığını anlaya bildiniz mi?” Vallahi ağabey, kaçtığına göre elbette bir şey yapmıştır diye düşündük. Ayrıca, peşinden kovalayanlar da vardı. Bizi şaşırtan Adamın yavaş kaçışı oldu. Kollarını bacaklarını açar, san ki yüzermiş gibi koşuyordu. Sanki bir rüya adamıydı. Peşinden gelenler de onun hızla koşacağını ve onu yakalayamacaklarını düşünerek acele etmiyordu. Ortalık çok kalabalıktı..
Adam bir duvara doğru koşuyordu. Sonunda muhakkak yakalanacaktı. Fakat, yavaş hareketleri kendine güvenerek başını dik tutuşu, olayın çevresinde toplananları bir süre şaşırttı. Her halde bir hesabı vardır diye önce çekindi herkes. Birden delikanlı, kaçanın bacaklarına doğru atıldı; yere yuvarlandılar, o zaman büyü bozuldu işte. Sekiz on kişi birden tuttu adamı. Fakat o başını gene dik tutuyor. Ve herkese söylüyordu. Ne dediğini duyamadık ama kendini haklı çıkarıyordu galiba. Fakat sözlerinin ve hareketlerinin hiç önemi kalmamıştı.
Bu arada kovlayanlar da yetişti. Ve adamı, tutanlardan devraldılar. Tuhaf iş yahu, hiç böyle kaçan adam görmemiştim. Hem de duvara doğru koşsun. Muhsin bey “ Deliydi bel ki de” dedi. Onlar çoğu zaman böyle yavaş hareket ederler.”pek deliye benzemiyordu” ağabey. Bakışlarında kendisini kovalayanları suçladığı belli oluyordu. Muhsin bey ısrar etti. “ Canım akıllı bir adam böyle bir durumda kendini haklı görür mü?” kafasına bir şey saplanmıştı herhalde. Tombalacı Arif de adama karşı çıktı “ peki haklıydı da neden kaçıyordu?” Bakkal Rıza bey “ bel ki haklı olduğunu ispat edebilecek durumda değildi” dedi. Ergun “ yapmayın Rıza bey “ dedi “ insan haklı olduğunu bile bile kaçar mı ?” Sevgi “ kaçabilir” dedi, kendine güvenen bir sesle.. “ Evet “dedi Hikmet de “ Bu kadar haklı olduğu bir halde böyle haksız görünmeğe dayanamamıştır. Kaçmakla bir bakıma bütün dünyayı suçlamaktadır. Belki de böyle bir topluluğun içinde yaşamayacağını anladığı için kaçmaktan başka çaresi bulmamıştır”
“Benim dediğime geliyorsunuz gene” diye atıldı Muhsin bey. “bu deli aklı” Hüsamettin bey “ Meselenin esasını biliyorum ama” dedi “ bana kalırsa bir deli böyle kaçmaz. Ne yaptığını, kimin haklı olduğunu kimin hesabına davrandığını bilmeden adamın bacaklarına atlayan genç, daha saçma bir hareket yapıyordu. Muhsin bey sinirlendi” Haksız bir davranışı protesto etmek için kaçıyordu” diyelim.
Fakat neden peşinden koşanlar vardı? Neden arkasından tutun yakalayın diye bağırıyorlardı? Sermet Bey “ bizim milletimiz herkesi suçlamaya bayılır” dedi. “ öyle bir cemiyette yaşıyoruz ki herkes birbirinden şüphe ediyor. Hüsamettin bey tamamladı “ Hele bir kaçmaya başla bakalım. Hemen peşinde kovalayanları bulursun……….

Syf 439-440


Konu Adali tarafından (08-06-2011 Saat 12:03 ) değiştirilmiştir..
Adali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Adali kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
penaberjiyan (08-06-2011), polat (05-01-2012)
Alt 08-06-2011, 12:05   #3
Kullanıcı Profili
Ya Basta
 
Adali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiAdali
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Haz 2010
Üye No: 823
Mesajlar: 639
Konular: 218
Bulunduğu yer: Alice' nin Diyarı
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 359
448 mesajına 997 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Nihayet insanlık da öldü. haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur. Bazı arkadaşlarımız önce bu habere inanmak istememişler ve uzun süre, 'yahu insanlık öldü mü' diye mırıldanmaktan kendilerini alamamışlardır. Bu nedenle gazetelerinde, 'insanlık öldü mü' ya da 'insanlık ölür mü' biçiminde büyük başlıklar yayımlamakla yetinmişlerdir. Fakat acı haber kısa zamanda yayılmış ve gazetelere telefonlar, telgraflar yağmıştır; herkes insanlığın son durumunu öğrenmek istemiştir. Bazıları bu haberi bir kelime oyunu sanmışlarsa da, yapılan araştırmalar bu acı gerçeğin doğru olduğunu göstermiştir. Evet, insanlık artık aramızda yok. insanlıktan uzun süredir ümidini kesenler, ya da hayatlarında insanlığın hiç farkında olmayanlar bu haberi yadırgamamışlardır. Fakat, insanlık aleminin bu büyük kaybı, bir çok yürekte derin yaralar açmış ve onları ürkütücü bir karanlığa sürüklemiştir.; o kadar ki bazıları artık insanlık olmadığına göre bir alemden de söz edilemeyeceğini ileri sürmeğe başlamışlardır. Bize göre, böyle geniş yorumlarda bulunmak için vakit henüz erkendir. İnsanlık artık aramızda dolaşmasa bile, hatırası gönüllerde her zaman yaşayacak ve çocuklarımız bizden, bir zamanlar insanlığın olduğunu, bizim gibi nefes alıp ıstırap çektiğini öğreneceklerdir. İnsanlığın güzel ve çekingen yüzünü ben de görür gibi oluyorum. Zavallı insanlık kendini belli etmeden sokaklarda dolaşır ve insanlık için bir şeyler yapmağa çalışanları sevgiyle izlerdi. Bugün için insanlık ölmüşse de, onun ilkeleri akıllara durgunluk verecek bir canlılıkla aramızda yaşamağa devam edecektir. İnsanlıktan paylarını alamayanlar için o zaten bir ölüydü; onun bu kadar uzun yaşamasına şaşılıyordu. Yıllarca önce küçük bir kasabada dünyaya gelen insanlık, dünya savaşlarından birinde, çok rutubetli bir siperde göğsünü üşütmüş ve aylarca hasta yatmıştı. Bu olaydan sonra hastalığın izlerini bütün ömrünce ciğerlerinde taşıyan insanlık, önceki gece sabaha karşı nefes alamaz olmuş ve gösterilen bütün çabalara rağmen gün ağarırken doktorlar, insanlıktan ümitlerini kesmek zorunda kalmışlardır. Doğru dürüst bir tahsil görmeyen ve kendi kendini yetiştiren insanlık hiç evlenmemişti. Küçük yaşta öksüz kalan insanlığa doğru dürüst bir mirasta kalmamıştı; bu yüzden sıkıntılarla geçen hayatı boyunca insanlık, başkalarının yardımıyla geçinmeye çalışmıştı. İnsanlığın ölümüyle ülkemiz, boşluğu doldurulması mümkün olmayan bir değerini kaybetmiştir. gazetemiz, insanlığın yakınlarına başsağlığı ve sonsuz sabırlar diler.
Not: Merhumun cenazesi, önce , uzun yıllar yaşamış olduğu hürriyet caddesinden geçirilecek ve ölümüne kadar içinde barındığı ümit apartmanı bodrum katında yapılacak kısa ve sade bir törenden sonra toprağa verilecektir."

Albay Hüsamettin güldü “hepimizi rezil ettin” dedi. İnsanın bu uydurmacalara inancağı geliyor, biraz düşünmezse. Böyle yaşamak istiyecek insanlık…”
Hikmet elindeki kağıdı uzattı “Kendinizi bu akışa bırakın albayım. Zaten kaç kişi kaldık şurada. Bakın İnsanlık da öldü”
Bence bir perdelik dram şeklinde yazmalıydın insanlığın ölümünü!
Haber şeklinde daha inandırıcı değil mi Albayım? İnsanlık öldü….

Siz bilmezsiniz Albayım. İnsanlık tek başına kollarımda can verdi. Yanında kimseler yoktu…
Syf256-257

Adali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Adali kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
penaberjiyan (08-06-2011), polat (05-01-2012)
Alt 05-01-2012, 22:23   #4
Kullanıcı Profili
Ya Basta
 
Adali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiAdali
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Haz 2010
Üye No: 823
Mesajlar: 639
Konular: 218
Bulunduğu yer: Alice' nin Diyarı
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 359
448 mesajına 997 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
Bir türlü sonuna gidemiyorduk rüyalarımızın. Korkuyorduk, korkuyordum. Hayallerinde bile korkar mı insan? Hayallerinde bile kadınlar insanı azarlar mı? Hayallerine bile hükmedemez mi insan? Başarısızlığın yarattığı öfke yüzenden hayallerimin düzeni bozuluyordu. Pusuda bekleyen kötü hayaller birden saldırıyordu üstüme . Yarım kalmış işkenceler, artık sıralarının geldiğini düşünerek ortaya çıkıyordu (Oğuz Atay- Tehlikeli Oyunlar Syf 156)

Adali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24-01-2012, 00:18   #5
Kullanıcı Profili
Ya Basta
 
Adali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiAdali
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Haz 2010
Üye No: 823
Mesajlar: 639
Konular: 218
Bulunduğu yer: Alice' nin Diyarı
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 359
448 mesajına 997 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
...Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor, bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor.. Anlıyor musun? Bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım... ( Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay)



... Neden böyle sözler kullanıyorsunuz. ' parantezi kapamadan bir soluk almak istedim albayım. İnsan korktuğu halde yaşıyor. Bir şeyler yapmak istediği için korkunun gölgesinde kendini oradan oraya vuruyor. Çok acıklı durumlara düşüyorum..(Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay)

Adali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-01-2012, 00:53   #6
Kullanıcı Profili
Ya Basta
 
Adali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiAdali
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Haz 2010
Üye No: 823
Mesajlar: 639
Konular: 218
Bulunduğu yer: Alice' nin Diyarı
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 359
448 mesajına 997 kere teşekkür edildi.
IM
Standart

 
.. ' Haklsınız albayım.' Oturdu. ' Fakat, Allah kahretsin, insan anlamak istiyor albayım: Böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlarda ki gibi çelişik duyguların altında eziliyor. Fakat benim de sevmeğe hakkım yok mu albayım? Yok. Peki albayım Ben de susarım o zaman. Gecekonduma oturur, anlaşılmayı beklerim. Fakat albayım, adresimi bilmeden beni nasıl bulup anlayacaklar? Sorarım size:' Nasıl? Kim bilecek benim insanlardan kaçtığımı? Ben ölmek istiyorum sayın albayım, ölmek. Bir yandan da göz ucuyla ölümümün nasıl karşılanacağını seyretmek istiyorum. Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan: bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.

Tehlikeli Oyunlar- Oğuz Atay

Adali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
atay, oğuz, oyunlar, tehlikeli


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Oğuz Atay - Tutunamayanlar Eylem Güzelim Kültür Sanat Bölümü 17 30-01-2012 00:57
Oguz Atay - Tutunamayanlar MARALIM E - Kitap 0 08-02-2011 14:44
Oğuz Aksaç - İncinir (2010) FuLL Albüm SirfalaS Türkçe FuLL Albümler 0 17-10-2010 15:23
''Oğuz Boran'' Asi Bir Çocuk ₣iđel Türkçe FuLL Albümler 0 12-05-2010 17:47
n73 için OYUNLAR SirfalaS Oyunlar 0 20-02-2010 18:26


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:42.
 
ÖZGÜRLÜKATEŞİ.NET Forum Kategori Arşiv Görünümü
3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 58, 59, 270, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 169, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 183, 184, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 58, 59, 270, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 169, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 183, 184, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282,

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, info@ozgurlukatesi.net mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.