Radyo Forum

Go Back   Dostluk Ve Kardeşlik Platformu; Dostluğun, Kardeşliğin ve Paylaşımın Tek Adresi Özgürlük Ateşi- »
SİYASET
» Kadın sorunu

Kadın sorunu Kadın sorunu hakkında


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Sınıf mücadelesine adanmış bir hayat
Konudaki Cevap Sayısı
1
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
49

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Bookmark and Share Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 22-02-2012, 18:53   #1
Kullanıcı Profili
Super Moderators
 
*Şoreşvan* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşi*Şoreşvan*
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Eyl 2010
Üye No: 1409
Mesajlar: 417
Konular: 14
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 227
287 mesajına 608 kere teşekkür edildi.
IM
Standart Sınıf mücadelesine adanmış bir hayat

 
ETHA, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün öngünlerinde, dünyada ve Türkiye'de adı tarihe geçmiş, kadın özgürlük mücadelesinde, sosyalizm mücadelesinde ya da insanca ve onurlu bir yaşam mücadelesinde yer alan kadınları yeniden gündeme getiriyor. Her gün yayınlanacak olan kadın portrelerinin ilki Zehra Kosova.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]

İSTANBUL (Pelin Çalışkan)- Yaşamıyla kadın işçilere örnek oluşturan, mücadele azmi veren Zehra Kosova, kapitalizme karşı mücadelede en ön saflarda yer aldı. Uzun yıllar tütün ve tekstil sektöründe çalıştı, örgütlenme faaliyeti yürüttü. Önce TKP, ardından Vatan Partisi'ne üye oldu. İşkenceli sorgulardan geçirildi, cezaevinde kaldı. 90 yaşında aramızdan ayrıldığında geride onurlu ve mücadele dolu bir yaşam bırakmanın mutluluğu içindeydi.
Zehra Kosova, altı kişilik ailenin üçüncü çocuğu olarak 1910 yılında Kavala'da doğdu. Kosova ailesi, Lozan Antlaşması'nın ardından, Türkiye'deki Rumlarla Yunanistan'daki Türkler arasındaki mübadele adı altında zorla göç ettirildi ve 1923 yılında Tokat'a yerleştirildi. Zehra Kosova, üçüncü sınıfa kadar okuduğu okulu bırakarak işçiliğe başladı. Tütüncü bir ailenin kızı olan Kosova, tütün depolarında çalıştı. Kosova ailesi, 1930 yılında Erbaa'ya göç etti. Zehra Kosova ise 1931 yılının Mart ayında İstanbul'a, ağabeyinin yanına çalışmaya geldi. Kosova, Anadolu'da başladığı tütün işçiliğine İstanbul'da devam ederken, küçük yaşta çalışmaya başladığından, sınıfsal çelişkileri çok daha derinden görebiliyordu.
TKP ÜYELİĞİ İLE BAŞLADIĞI MÜCADELE

1933 yılında, tütün işçileri arasında örgütlenen Türkiye Komünist Partisi'ne (TKP) üye oldu. 1934'te parti tarafından eğitim için Moskova'daki Doğu Halkları Emekçi Üniversitesi'ne (KUTV) gönderildi. 8 Mart 1935 Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde evlenen Kosova, iki yıl eğitim gördüğü Rusya'dan 1937 yılında Türkiye'ye geri döndü.
Türkiye'de eşiyle birlikte önce Samsun'da ve Bafra'da tütün işçileri arasında TKP'nin örgütlenme çalışmalarını yürüttü, daha sonra İstanbul'a döndü ve sendikal mücadeleyi yönlendiren öncü kadınlardan biri oldu. Kurucuları arasında bulunduğu Tütüncüler Sendikası'nın yönetiminde görev
aldı.
Zehra Kosova, 1950'li yıllarla birlikte tütüncülüğün giderek kaybolmaya yüz tutması üzerine tekstil-dokuma sektörüne geçti. Bu kez de tekstil işçilerinin örgütlenmesinde öncü rol aldı. Sigortalı ve sendikalı çalışma mücadelesi yürüttü, bu dönemler boyunca, yoğun baskı, işkence, yargılama ve tutuklamalara maruz kaldı.
1951 TKP tutuklamalarında Zehra Kosova da hapse atıldı, 14 ay tutuklu kaldı.
Bu yılları anlattığı "Ben İşçiyim" adlı kitabında şunları söylüyordu Kosova: "TKP'nin önde gelen kişilerinin cezaları kesinleşmiş, çeşitli hapishanelerde yatmaya başlamışlardı. Tabii bunun arkasından sürgün cezaları vb. gelecekti. Ben de boş durmuyordum."
Zehra Kosova 7 Ekim 1954'ten itibaren Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın kurduğu Vatan Partisi'nde mücadeleye devam etti.
Vatan Partisi'ndeki mücadelesi süresinde de yoğun baskılara maruz kaldı. Kosova, bu süreci de şöyle anlatıyor: "1957'yi 58'e bağlayan gece polisler kapımı çalarak bir saatliğine karakola gelmemi buyurdular. Güldüm ve kızım Esma'ya sen bakma bunlar yarım saatliğine götürür, senelerce tutuklar dedim ve polis cipine binerek birinci şubeye gittik. … İşkenceler sonucu çok ağır kanama geçirdim. Ölmemi bekleyerek hücreye koydular. On altı ay hapiste kaldım."
Yaşamıyla kadın işçilere örnek oluşturan, mücadele azmi veren Zehra Kosova, 18 Ağustos 2001 yılında, 90 yaşındayken aramızdan ayrıldı. O son nefesini verdiğinde, onurlu ve mücadele dolu bir yaşam bırakmanın mutluluğu içindeydi.
KADIN EMEK ÖDÜLÜ'NÜN İLK SAHİBİ

1995 8 Mart'ında, DİSK'in Kadın Emek Ödülü'ne değer görülen ilk ve tek işçi oldu. "Ben İşçiyim" adlı kitabı 1996'da yayımlandı.
Zehra Kosova, yaşamının son günlerinde şunları söylemişti:
"Hayatım boyunca bir gün denizin durulacağını, fırtınanın dineceğini, benim gibi milyonlarca insanın sakin ve rahat bir hayata ulaşacağını düşündüm. İnsanların ezilmeyeceği, sömürülmeyeceği bir dünyanın özlemiyle yaşadım. Bugün de doksan yıla yaklaşan ömrümle aynı özlemi taşıyorum.
'SON SÖZ HENÜZ SÖYLENMEDİ'

Ben işçiyim, elimin emeğiyle bu ana kadar çalıştım, mücadele ettim ve yaşayabildim. Sosyalizm için kavga verdiğim, aç kaldığım, susuz kaldığım, işkence gördüğüm yıllar benim için en değerli yıllardı. O beni boğmak için üstüme gelen dalgalarla boğuşmak, onları alt etmek, geleceğe, sömürünün olmadığı bir dünyaya inanmak beni ayakta tutan tek nedendi belki de...
Bugün de işkence görenler var, bugün de inançları uğruna her şeyi göze alanlar var, bu sadece Türkiye'de değil, birçok ülkede öyle. Daha henüz bir şey bitmedi, söylenecek son söz de söylenmedi. Belki ben ve benim gibi hayatının son basamaklarına dayanmış kişiler için noktayı koymak gerekir ama insanlığın tarihinde, işçi sınıfının mücadelesinde her zaman için yeni sayfalar açılacak ve buralara bizim gibi binlerce insanın hikayesi yazılacaktır."
*Yarın: Louis Michel

*Şoreşvan* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 23-02-2012, 12:17   #2
Kullanıcı Profili
Super Moderators
 
*Şoreşvan* - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşi*Şoreşvan*
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Eyl 2010
Üye No: 1409
Mesajlar: 417
Konular: 14
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 227
287 mesajına 608 kere teşekkür edildi.
IM
Standart Paris Komünü'ne hayat veren kadın savaşçı

 
Paris Komünü'nün kadın komutanı Louis Michel, hayata gözlerini yumana kadar devrim için savaştı. Michel, Komün'ün yenilgisinden sonra yargılandığı mahkemede "Tüm varlığımla toplumsal devrime aidim ve bütün davranışlarımın sorumluluğunu kabul ediyorum" diyecek kadar devrime bağlı, verilen sürgün cezasına "ölüm cezasını tercih ederdim" yanıtını verecek kadar cesurdu.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ...]

İSTANBUL- Paris'in işçi ve emekçileri, 18 Mart 1871'de iktidarı ele geçirdiler. Versailles ordusuna karşı kadınlar Komün'ü korumak için en önde savaşırken, Louise Michel de kadınlardan oluşan silahlı bir tabura komuta etti. Hayatı sürgünle geçen Michel, yılmaz bir savaşçı olarak yaşama gözlerini yumdu.
Paris Komünü'ne hayat veren ve Komün'e kendinden izler bırakan kadınlardan birisi de Louise Michel'dir. Louise Michel, 29 Mayıs 1830'da Fransa'da Vroncourt şatosunda dünyaya gelir. Annesi şatonun hizmetçilerinden birisidir. Babası ise o doğduktan kısa süre sonra ortadan kaybolmuştur. Louise, okuma-yazmayı Voltaire hayranı olan dedesinin gayretleriyle öğrenir. Yine O'ndan iyi bir eğitim alır. Louise ilkokul öğretmeni olmak ister ve sınavları kazanır. Ancak bu mesleği yapabilmesi için imparatorluğa bağlılık yemini etmesi gerekir. Louise Michel bunu reddeder ve resmi okullar yerine özel okullarda çalışmak zorunda kalır.
Bu sırada Paris'te katıldığı tartışmalar sayesinde anarşizmle tanışır. Polis kayıtlarına göre Michel'in siyasal mücadeleye başlaması bu tarihte olmuştur. Aynı kayıtlarda Michel'in Birinci Enternasyonal üyesi olduğu da yazar.
Komünle taçlanacak olan 18 Mart ayaklanmasında Louise silahı ile yer alır. Komünün yenilgisinin ardından yakalanıncaya kadar da silahını elinden bırakmaz. 71 gün süren Komün'ün yenilgisinin ardından Michel sürgüne gönderilir.
TOPLUMSAL DEVRİM İÇİN, BİLEREK VE İSTEYEREK YAPTI

Komün yenildiğinde tutsak düşen Louise ile ilgili hazırlanan iddianame O'nun rolü açısından önemlidir: "18 Mart'ta General Lecomte ve Clement Thomas'ın tutuklanmalarında rol almak, kışkırtıcılık yapmak ve öldürülmeleri eylemine katılmak, 19 Mart'ta Belleville ve Villette mahallelerinin silahlandırılmasının sorumluluğunu üstlenmek, Ulusal Muhafız üniformasını giymek, Kadın İşçilerin Çalışarak Ahlaklı Yaşaması Komitesi sekreteri olarak Kadınlar Birliği Merkez Komitesi kurmak, kadınlardan oluşan ve komünarlara sağlık hizmeti veren ambulansçı birimleri; barikatlarda dövüşecek savaşçı birlikleri, yangınlar çıkarmak üzere kundakçı bölükleri örgütlemek, vs..."
Louise Michel savunmasında şöyle der: "Tüm varlığımla toplumsal devrime aidim ve bütün davranışlarımın sorumluluğunu kabul ediyorum. Yaptıklarımı bilerek ve isteyerek yaptım."
'YAŞARSAM İNTİKAM DİYE HAYKIRACAĞIM'

Son sözü ise şöyledir: "Tek isteğim yoldaşlarımın öldürüldüğü Satory Meydanına gönderilmemdir. Beni de toplumunuzdan eksiltin. Zaten sizden bunu yapmanız isteniyor. Cumhuriyet savcısının hakkı var. Mademki özgürlük için çarpan her yüreğe bir parça kurşun nasip oluyor, ben de hakkımı isterim. Eğer yaşamama izin verirseniz intikam diye haykırmaktan usanmayacağım."
Ona sürgün cezası verdiklerinde ise "Hayır bu kararı temyiz etmeyeceğim, ölüm cezasını tercih ederdim" der.
Louise Michel, Fransız sömürgelerinden Yeni Kaledonya'ya (Kanakya'ya) gönderilir. 1880 Kasımı'nda Paris'e döndükten sonra da mücadeleyi bırakmaz, zatürreden öleceği 1905 yılına kadar defalarca tutuklanır. Hayatı boyunca Komün'ün deneyimlerini anlatan Louise Michel, 9 Ocak 1905'te Marsilya'da hayata gözlerini yumar.
DEVRİM HABERİNİ ÖLÜM DÖŞEĞİNDE ALDI

Ölmek üzereyken 1905 Rus Devrimi'nin haberi gelir. Yatağından kalkıp odanın içinde hoplayıp zıplayarak dans eder, sonra yeniden yatağına uzanır ve "Tamam, şimdi ölmeye hazırım" der.
'SAYILAMAYACAK BİR KALABALIKLA GELECEĞİZ'

Bazı kaynaklarda, Louise Michel'in Paris Komün'ünün bastırılmasından sonra tutuklu bulunduğu hapishanede yazdığı şu dizelere yer veriliyor:
Şimdi suskun olan yığınlar
Okyanus gibi gürlediğinde;
Yığınlar ölmeye hazır olduğunda
Komün tekrar ayaklanacak.
Sayılamayacak bir kalabalık olarak geleceğiz
Bütün yollardan geleceğiz
Ve karanlıklardan sıyrılan intikamcı hayaletler gibi gelirken
Yumruklarımızı sıkacağız
Bayrağı ölüm taşıyacak
Al kanlara boyanmış kara bayrağı
Ve alev alev göğün altında
Özgürleşen toprak
Mor çiçekler açacak
*Yarın: Marie Curie

*Şoreşvan* isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
adanmış, bir, hayat, mücadelesine, sınıf


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:24.
 
ÖZGÜRLÜKATEŞİ.NET Forum Kategori Arşiv Görünümü
3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 58, 59, 270, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 169, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 183, 184, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 58, 59, 270, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 169, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 183, 184, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282,

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, info@ozgurlukatesi.net mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.