Sanayi üretim endeksi, Eylül ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12 arttı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2011 yılı Eylül ayı sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, Eylülde geçen yılın aynı ayına göre, sanayinin alt sektörlerinden madencilik ve taş ocakçılığı sektöründe yüzde 2,2, imalat sanayinde yüzde 12,8, elektrik, gaz, buhar, iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe de yüzde 9,9 artış görüldü.
Zaman Gazetesinin haberi bu.
Aşağıda Disk'in araştırması sonucunda ortaya çıkan;
Ekenominin dip yerinden sonraki gelişmeyi verilirse yukarda zaman gazetesinin sonuçları elde ediliyor. AKP 2001 krizinden sonra bu avantayıyı hep kullandı. Şimdilik tabii bu hayeletten söz etmiyor.
Aynı şekilde disk, ekonominin en şaşalı dönemini 2008 sonunu'i temel alıp gelinen yeri bize gösteriyor.
DİSK-AR: Sanayide İstihdam ve Reel Ücretler Raporu...
DİSK Araştırma Enstitüsü Sanayide İstihdam ve Reel Ücretler Raporunu açıkladı.
Türkiye ekonomik krizin etkilerini tartışmaya devam ediyor. Kamuoyunda özellikle hükümetin yönlendiriciliği altında yaratılmaya çalışılan ve krizin teğet geçtiğine yönelik algılama, belli çevrelerce sahiplenilmiş durumda. Bunda sermaye kesiminin ve reel sektörün kriz sürecinden avantajlı bir biçimde çıkmasının etkisi büyük. Nitekim İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan rapora göre, krizin etkisinin en ağır biçimde hissedildiği 2009 yılında, Türkiye’nin ilk 500 büyük firmasının yüzde 82,4’ü kar elde etti. Yine ilk büyük 500 firma karını yüzde 10, ikinci büyük 500 firma ise karını yüzde 30 oranında arttırdı. Bu verileri İMKB’de işlem gören şirketlerin açıklanan bilanço rakamları da doğruluyor. Yine kriz döneminde Türkiye’nin dolar milyarderlerinin sayısının 13’ten 28’e yükselmesi de önemli bir veri...
Başta konfederasyonumuz DİSK olmak üzere emek örgütleri, krizin başladığı dönemden itibaren, krizin faturasının emekçilere çıkartıldığını, krizin emekçiler açısından ciddi tahribatlar yarattığını farklı boyutlarla kamuoyunun gündemine taşımaya çalıştı. Krize karşı emek yanlısı müdahalelerle kalıcı adımların atılmasını ve çalışma hakkının güvence altına alınmasını talep etti. Buna karşın büyük şirketlerin krizden hasarsız bir biçimde, karını güvence altına alarak çıkması için kamu kaynakları ve işsizlik fonu seferber edildi.
Ekonominin toparlandığına yönelik söyleme karşın, milyonlara varan işten çıkartmaların, ücretsiz izinlerin, zorla izin kullandırmaların, ücret indirimlerinin yaşandığı krizin, özellikle sanayi sektöründe çalışan işçiler açısından etkileri hala ortada durmaktadır.
Hükümet krizin dip yaptığı 2009 yılını baz alarak, her türlü veriyi kamuoyuna bir başarı olarak sunmaya çalışmaktadır. Özellikle işsizlik ve büyüme oranları konusunda ortaya konulan tablo budur.
DİSK Araştırma Enstitüsü, hazırladığı raporlarla krizin emekçilere yansıyan boyutunu ve yarattığı etkiyi, bütün gerçekliği ile kamuoyunun gündemine taşımaya ve Türkiye’nin sermaye birikim sürecinin ne kadar acımasız bir biçimde sürdürüldüğünü ve hükümetin burada oynadığı rolü ortaya koymaya çalışmaktadır.
Bu rapor böyle bir çabanın ürünü olduğu kadar, bilim insanlarına ve konuya ilgi duyan araştırmacılara da katkı verme amacını taşımaktadır. DİSK-AR bundan sonra 3 aylık periyotlarla, sektör sektör reel ücretlerde yaşanan değişimi kamuoyu ile paylaşacaktır. Bunu yaparken aynı zamanda kriz öncesini (2010 3. Dönem) baz alan ayrı bir endeksi de internet sitesi üzerinden paylaşıma açacaktır. Söz konusu endekste enflasyon verilerinde 3 aylık ortalamalara göre TÜFE oranları esas alınmaktadır.
REEL ÜCRETLERDE KAYIP TELAFİ EDİLEMEDİ
TÜİK Sanayi işgücü girdi endeksleri 2010 yılı II. Dönem verilerine göre, Brüt ücret – maaşlar bir önceki yılın aynı dönemine göre, yani krizin etkisinin en derin şekilde yaşandığı 2009 yılının II. Dönemine göre toplam sanayide % 15,7, Ara Malı İmalatında % 21,0, Dayanıklı Tüketim Malı İmalatında % 20,8, Dayanıksız Tüketim Malı İmalatında % 14,0, Enerjide % 3,5 ve Sermaye Malı İmalatında % 16,9 artış göstermiştir.
Bu veriler nominal artışları göstermektedir. Buna karşın işçilerin alım gücündeki değişimi gösteren reel ücret endeksi, bir önceki yılın aynı dönemi esas alındığında sanayide % 5,93 artışla, bir önceki seneki yüzde 9’luk kaybın gerisinde kalmıştır. Söz konusu indeks Ara Malı İmalatında % 10,83 (bir önceki sene yüzde – 12,19), Dayanıklı Tüketim Malı İmalatında % 10,60 (bir önceki sene yüzde – 8,01), Dayanıksız Tüketim Malı İmalatında % 4,34 (bir önceki sene -4,08), Sermaye Malı İmalatında % 7,02 (bir önceki sene % -16,90) artış göstermiştir. Enerjide ise % 5,24 (bir önceki sene % -2,4) oranında bir gelir kaybı yaşanmıştır.
Söz konusu veriler, krizin dip yaptığı bir dönemi esas alması nedeniyle yanıltıcıdır. Ancak 2008 yılı verileri ile karşılaştırıldığında Kriz döneminin olumsuz etkisi ve alım gücünde yaşanan düşüş çok net olarak görülebilmektedir.
KRİZDE İŞÇİNİN EKMEĞİ KÜÇÜLDÜ
Krizin ilk sinyallerinin alınmaya başlandığı 2008 yılının III. Dönemi (Temmuz, Ağustos, Eylül) baz alındığında, krizin yıkıcı etkisinin emekçilerin gelirleri üzerinde nasıl bir etki yaptığı görülmektedir.
Sanayi sektöründe reel ücretlerde gerileme, kriz öncesi esas alındığında, 2010 yılının 2. dönemi için yüzde 5,57 olmuştur. Yani sanayi işçisi kriz öncesine göre ciddi bir yoksullaşma yaşamıştır. En fazla yoksullaşmanın yaşandığı sektör, makine ve ekipmanlarının kurulumu ve onarımı sektörüdür. Bu sektördeki işçilerin brüt ücretleri yüzde 32 oranında azalmış, işçiler alım güçlerinin üçte birini kaybetmişlerdir. Yoksullaşmanın astronomik rakamlara ulaştığı ikinci sektör, Ana Metal Sanayidir. Bu sektörde reel ücretlerde yaşanan kayıplar yüzde 24’ü bulmaktadır.
Otomotiv sektöründe çalışan işçilerde krizden en çok etkilenen işçiler arasında yer almaktadır. Bu sektörde reel ücretler kriz öncesine göre yüzde 11 azalmış durumdadır.
Krizin yıkıcı etkisinin işçiler açısından ağır bir biçimde hissedildiği bir diğer sektör ise “Kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı”dır. Bu sektörde kayıp yüzde 14’ü bulmuştur.
Zaten krizde olan tekstil sektöründe ise reel ücretler yüzde 6 düzeyinde gerilerken, 2005 yılından bu yana yaşanan gerileme yüzde 16,5’i bulmaktadır.
İSTİHDAM KRİZ ÖNCESİNİN YÜZDE 6 ALTINDA
Sanayi istihdamı da kriz öncesi rakamlarına ulaşamamıştır. Kriz öncesi (2008 III. Dönem) çalışan her 100 kişiye karşın bugün (2010 II. dönem) 96 kişi bulunmaktadır. Bu rakam makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı sektöründe her yüz kişiye 70 kişi olarak görülmektedir. Krizin etkisini en çok hissedildiği bu sektörde her 10 çalışandan en az 3’ü artık ya işsiz ya da sektör dışıdır. Yine otomotiv sektöründe istihdam kaybı yüzde 17’yi bulmaktadır (2009 yılının ilk döneminde bu oran yüzde 23’e ulaşmıştır). Giyim eşyaları imalatı sektöründe çalışan işçilerin yüzde 13’ü krizi işsizlik girdabının içine çekilerek yaşamıştır. Krizi en derinden yaşayan Ana Metal sanayi işçisi açısından da kriz işçi için ücret kaybı olduğu gibi yaklaşık olarak her 10 arkadaşından birini kaybetmek anlamına gelmiştir.
EN ÇOK YOKSULLAŞAN METAL İŞÇİSİ
Sonuç olarak kriz, sanayi işçisinin evine giren ekmeğin küçülmesine neden olmuştur. Krizin olumsuz etkisi, raporumuzdaki verilerin gösterdiği gibi ağır bir biçimde hissedilmeye devam edilmektedir. Krizin faturası sanayi işçisinin üzerine yıkıldığı gibi, bu süreç hükümet ve sermaye işbirliği ile büyük işletmeler ve dolar milyarderleri için fırsat haline dönüştürülmüştür.
Türkiye, kaytıdışı ekonominin, düşük emek maliyetlerinin, uzun çalışma sürelerinin, uluslar arası standartların çok altında olan aylık ücretli izin hakkının, sendikaların etkisiz olduğu bir çalışma yaşamının, güvencesiz çalışmanın, sermaye sahiplerine sağladığı olanaklarla, hızlı bir sermaye birikim süreci yaşamaktadır. Ancak bu sermaye birikiminin topluma bir dönüşümü yoktur. Sömürünün had safaya ulaştığı bu koşullarda artık gelir adaletini sağlayacak ve insanca çalışma koşullarını yaratacak ekonomik, siyasal tedbirlerin alınması bir zorunluluk haline gelmiştir.
SANAYİDE REEL ÜCRETLERLE İLGİLİ DEĞİŞİM
(2008 III. DÖNEM-2010 II. DÖNEM)
Toplam sanayi
ARM- Aramalı imalatı
DLT- Dayanıklı tüketim malı imalatı
DZT- Dayanaksız tüketim malı imalatı
E- Enerji
SEM- Sermaye malı imalatı
Madencilik ve taşocakçılığı
Kömür ve linyit çıkartılması
Hampetrol ve doğalgaz çıkarımı
Metal cevheri madenciliği
Diğer madencilik ve taşocakçılığı
İmalat sanayi
Gıda ürünlerinin imalatı
İçeceklerin imalatı
Tütün ürünleri imalatı
Tekstil ürünlerinin imalatı
Giyim eşyalarının imalatı
Deri ve ilgili ürünlerin imalatı
Ağaç , ağaç ve mantarı ürünleri iml. (mob. hariç)
Kağıt ve kağıt ürünlerinin imalatı
Kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması
Kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı
Kimyasalların ve kimyasal ürünlerin imalatı
Temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin
Kauçuk ve plastik ürünlerin imalatı
Diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı
Ana metal sanayii
Fabrikasyon metal ürünleri imlalatı (makine ve teçhizat hariç)
Bilgisayarların, elektronik ve optik ürünlerin imalatı
Elektrikli teçhizat imalatı
Başka yerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı
Motorlu kara taşıtı, treyler (römork) ve yarı treyler (yarı römork) imalatı
Diğer ulaşım araçlarının imalatı
Mobilya imalatı
Diğer imalatlar
Makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı
Elektrik, gaz,buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı
Elektrik, gaz, buhar ve havalandırma sistemi üretim ve dağıtımı
Su temini; kanalizasyon,atık yönetimi ve iyileştirme faaliyetleri
Suyun toplanması, arıtılması ve dağıtılması
Kaynak: TÜİK verileri kullanılarak hesaplanmıştır