01-09-2010, 01:23
#11
Kullanıcı Profili
Ya Basta
özgürlük ateşi Adali
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Haz 2010
Üye No: 823
Mesajlar: 639
Konular: 218
Bulunduğu yer: Alice' nin Diyarı
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 359
448 mesajına 997 kere teşekkür edildi.
IM
HES’çiler ‘evet’i bekliyor
Kastamonu’nun Cide’ye bağlı Loç Vadisi’nde HES yapımını üstlenen ORYA Enerji şirketi bir yandan kanun ve yasaların arkasından dolanırken bir yandan da pusuya yatmış referandum sonucunda evet çıkmasını bekliyor.
Kastamonu’nun Cide’ye bağlı Loç Vadisi’nde HES yapımını üstlenen ORYA Enerji şirketi bir yandan kanun ve yasaların arkasından dolanırken bir yandan da pusuya yatmış referandum sonucunda evet çıkmasını bekliyor.
Şirket yetkilileri Loç Vadisi’nde HES yapımına karşı nöbet bekleyen köylü ve çevrecileri “Sizlere referanduma kadar tahammül ediliyor, referandumdan sonra gözünüzün yaşına bakılmayacak” şeklinde tehdit ediyor.
HES’çi şirketin beklediği 125. maddedeki değişiklik idarenin eylem ve işlemlerine karşı açılan davalarda özellikle “kamu yararı” ölçütünün yerindelik denetimi olarak kullanılmasının önüne geçecek denetlemeleri içeriyor
125. maddesinde yapılacak olan düzenleme sonrası süregelen ve açılacak özelleştirme iptali, çevrenin korunması, nükleer enerji, HES, kentsel dönüşüm, imar mevzuatına aykırılık vs. davaların tamamı şeklen değerlendirilip içerik denetlemesi dışında tutuluyor.
‘REFERANDUMDAN SONRA GÖZÜNÜZÜN YAŞINA BAKMAYACAĞIZ’
Köylülerin ve çevrecilerin Loç Vadisi’ndeki HES karşıtı nöbeti devam ederken, geçtiğimiz günlerde Şirket İnşaat Yüksek Mühendisi Bekir Sıtkı Esendir’in bölge halkına ve aktivistlere “Sizlere referanduma kadar tahammül ediliyor referandumdan sonra gözünüzün yaşına bakılmayacak” diye tehdit ettiği iddia edildi. Platform tehdide tepki gösteren çevreciler ise, “Şirketler iktidarlardan aldıkları desteği artık yeni anayasa ile meşrulaştıracaktır. Bir inşaat mühendisinin yaptığı bu güç göstergesi bile anayasa çıktıktan sonra topraklarımızda istedikleri gibi hareket edebileceklerinin kendilerine olan güveni göstermektedir” dedi.
BÖLGE HALKI KANDIRILMAYA ÇALIŞILIYOR
Umudunu referanduma bağlayan HES’çi şirket ORYA Enerji, bir yandan da bölge halkını HES karşıtı mücadeleden yıldırmak için düzenlediği gerçek dışı beyanlarla gündemde. Loç Vadisi Koruma Platformu, ORYA Enerji ÇED olumlu raporu aldığı Cide HES projesinde şantiye alanı olarak gözüken alanın Karakadı köyü tüzel kişiliğine ait olup acil kamulaştırma ile kamulaştırıldığını açıkladı. Platform tarafından yapılan açıklamada, “Hiç bir geçerli evrak bulunmadan bu alanda Orya Enerji metrelerce beton atmış ve çayın kıyısına tuvalet kuyusunu kazmıştı. İtirazlarımız üzerine alanın mera alanı olduğu ve kamulaştırılamayacağı belirtilerek iş durdurulmuş ve yasal süreç başlatmıştı. Bu süreç devam ederken şirket Cide Asliye Hukuk Mahkemesinden almış olduğu ‘Bedel tespit kararı’ ve EPDK’nın ‘‘Taşınmaz mal devir talebini istimlak edilmiş gibi gösterip 28/08/2010 tarihinde konteynırları alana getirip hâlâ köy tüzel kişiliğine ait olan arsaya şantiye kurmaya çalışmaktadır. Köylünün itirazlarına Şantiye Şefi İnşaat Yüksek Mühendisi Bekir Sıtkı Esendir arsa şirket adına tescillenmiştir diye bedel tespiti ve devir talebini göstermektedir” denildi.
Platform ayrıca, sürecin henüz tamamlanmadığı ve arsanın şirkete geçebilmesi için muhtarlarla 60 gün içinde mutabakata varması gerektiği vurgulanırken, şirketin sadece elindeki belgelerle HES karşıtı olan bölge halkını kandırmaya çalışıldığı iddia edildi.
‘ŞİRKET KENDİ TAAHHÜTLERİNİ YERİNE GETİRMİYOR’
Şirketin “hile” ve “kandırmaca” yolu ile işlerini yürüttüğünü ifade eden platform, “Bugüne kadar şirket hile ve kandırmaca ile işini yürütmüş olup ÇED raporunda belirtmiş olduğu taahhütleri yerine bile getirmemiştir. İlk önce şantiye kurulup çalışmalara ondan sonra başlanacak, çalışanların şantiye dışına çıkmayacak bütün ihtiyaçları şantiye içinde karşılanacak, peyzaj çalışması yapılacak, arazide iş makinesi tamiratları yapılmayacak, evsel atık,kimyasal atık,vs,vs. ayrı ayrı depolanacak gibi kendi taahhütlerini yerine getirmemektedir henüz şantiyesini kurmadan taşeronlarını ve bunların çalışanı onlarca kişi bölgeye getirmiş ve Meydan Mahallesi’nde kiralamış olduğu binaya yerleştirmiştir. Hiç bir peyzaj çalışması yoktur gecen hafta bölgeye gelen Ankara Peyzaj Mimarları Odası çalışmanın olmadığını belirtmiştir zaten davaya müdahil olmuştur.
Çalışmalarda hafriyat çayın içine atılıyor. Loç Vadisi’nde köylünün yasal haklarını bilmemesinden faydalanan şirket köylünün haklarını gasbediyor ve bazı kurumlarda buna göz yummaktadır” diye belirtti. (KASTAMONU)
İŞTE BEKLENEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ!
AKP’nin anayasa değişiklik paketinin 11. maddesi, 1982 Anayasası’nın 125. maddesine “Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile
sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz.” hükmünün eklenmesini içermektedir. AKP’nin bu değişiklikteki amacı zaten var olan idari yargının yerindelik denetimi yapamayacağına ilişkin sınırlamanın Anayasada da yer alarak pekiştirilmesi ve kaynağını Anayasaya dayandırarak yerindelik denetimi yapmasının önüne geçilmesidir.
Bu yasak, İdare Mahkemeleri, Vergi Mahkemeleri ve Danıştay’da yapılan yargılamaların usulünü düzenleyen yürürlükte olan 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Yasası’nın 2. maddesinin 2. fıkrasında daha önce ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Buna göre; “İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler.”
Değişikliğin püf noktası, bu anayasa değişiklikleri ile idarenin eylem ve işlemlerine karşı açılan davalarda özellikle “kamu yararı” ölçütünün yerindelik denetimi olarak kullanılmasının önüne geçilmesinin amaçlanmasıdır.
Bu düzenleme, “Sosyal Adalet” ya da “Kamu yararı” anlayışının karşısında “Sermaye yararını” hukuksal düzlemde tek kıstas haline getirme girişimidir. Yapılan değişikliğin sonucu çevre hakkı açısından enformasyon (İdari işlemden bir şekilde haberdar olma) sonrası yurttaşların veya demokratik kitle örgütlerinin kullandığı yargıya başvurma hakkının kısıtlanması olacaktır. Mahkemeler sadece gerekli usuller takip edilerek karar alınıp alınmadığını tartışacak, kamu yararı, çevrenin tahribatı, sosyal adalet gibi denetim kıstaslarına hiç giremeyecektir.
Bu düzenleme sonrası süregelen ve açılacak özelleştirme iptali, çevrenin korunması, nükleer enerji, HES, kentsel dönüşüm, imar mevzuatına aykırılık vs. davalarının tamamı şeklen değerlendirilip içerik denetlemesi dışında tutulacaktır.
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak İçin TIKLAYINIZ... ]
_________________________________________________
PHP- Kodu:
Cepheden dönen yorgun askerler gibi serilmişiz . Savaş anılarımız anlatıp avunuyoruz . Dışarıda yine birşey oluyor Pencereyi açardı . Artık yaşamak istemiyorum Olric . Onların istediği gibi yaşamak istemiyorum ... herkez birikmiş bizi seyrediyor . Dağılın ! Kukla oynatmıyoruz burada Acı çekiyoruz . Kapı kapı dolaşıp dileniyoruz . Son kapıya geldik . İnsaf sahiplerine sesleniyoruz . Ey insaf sahipleri Ben ve Olric sizleri sarsmaya geldik . Oğuz Atay