19-02-2012, 17:26
#1
Kullanıcı Profili
Administrator
özgürlük ateşi melek5810
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Eki 2009
Üye No: 6
Mesajlar: 2.533
Konular: 821
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 1334
566 mesajına 1089 kere teşekkür edildi.
IM
Facebook paylaşımları suç sayıldı!
Facebook paylaşımları suç sayıldı!
İnanç Yıldız
Türkiye’nin dört bir yanında KCK adı altında gözaltı ve tutuklama furyası yaşanıyor. Gaziantep de bu şehirlerden biri.
KCK adı altında yapılan operasyonlarda gözaltınanlar hakkında somut bir delil olmamasına karşın tutuklamalar sürüyor. Gözaltına alınan 10 genç, Facebook’taki paylaşımları delil gösterilerek basın yayın yoluyla örgüt propagandası yaptıkları iddiasıyla tutuklandı.
Somut delillere dayandırılmadan tutuklananların ve yakınlarının mağduriyetini anlamak için onlarla görüştük.
BABA OĞUL AYNI KOĞUŞTA
İlk olarak misafir olduğumuz Demir ailesinin evinde, baba-oğul İsmail Demir ve Ali Demir cezaevinde aynı koğuşta kalıyor. Ailenin yaşadığı durumu bize ilk olarak İsmail Demir’in kızı Nergis Demir anlatıyor. Çok kızmış başlarına getirilene, öfkeli. Babasının ve kardeşinin tutuklanmasından sonra komşularının bazılarının kendilerine yüz çevirdiğini anlatan Nergis, buna rağmen, “Bütün halklar için güzel bir gelecek istiyoruz” diyor. Nergis, yaşadıkları yoksulluğa da değinerek, “Biz de okumayı, doktor, avukat, savcı olmayı isterdik, ailelerimizle mutlu yaşamayı isterdik” diyerek adaletsizlikten yakınıyor. Nergis Demir, babası ve kardeşinin tutuklanmasıyla birlikte artık kırdığı fındık parasını eve vermek zorunda kaldığını söylüyor. İsmail Demir’in eşi Kadiriye Demir de konuşuyor bizle, daha soru sormamıza izin vermeden başlıyor yaşadığı sıkıntıları Kürtçe anlatmaya... Yaşadığı onca mağduriyete rağmen Kadiriye de yaşanan zulme yeter diyerek, barış talebini anlatıyor.
NE HAKLARI VAR BÜTÜN BUNLARA…
Demir ailesinden sonra son KCK dalgasında tutuklanan 10 gençten olan Azar Ayhan’ın evine misafir oluyoruz. Anne Ayni Ayhan da niye geldiğimizi öğrenince soru sormamıza fırsat vermeden dertlerini Kürtçe anlatmaya başlıyor. “60 yaşındayım ne hakları var evimi harap etmeye. Köyümü harap ettiler. Evimi taşıdılar. Evimi köyümde vurdular. Son olarak evimi Antep’e getirdim burada da bela bizden eksik olmuyor. Ne istiyorlar” diye soruyor Ayni Ayhan. Baba Yahya Ayhan, 1984’ten beri yaşadıkları mağduriyeti anlatıyor. ‘86’da korucu olmadıkları için köylerinin boşaltıldığını ve sonrasında ise başlarına gelmeyenin kalmadığını söyleyen Ayhan, oğlunun lise yıllarında gördüğü baskılar nedeniyle okulunu bitiremediğini anlatıyor. Oğlunun ve arkadaşlarının Kürtçe müzik dinledikleri için tutuklandığını belirten Ayhan, Cumhurbaşkanına, Başbakana, bütün yetkililere seslenerek, “Bu kanı durdursunlar. Kürt halkını bitiremezler, ne Kürt biter ne Türk biter. Gelsinler kardeş gibi yaşayalım” diyor.
CEZALANDIRMA MANTIĞI VAR
Gençlerin Avukatı Hüseyin Gökot, gençlerin Facebook üzerinden bir kısım video ve görüntüleri paylaştıkları için gözaltına alınıp tutuklandıklarını söylüyor. Yapılan paylaşımların örgüt propagandası sayıldığını belirten Gökot, “Bunun örgüt propagandası suçu olduğu düşünmüyorum. Dosyadaki ifadelerde kişilerin bu suçları işlediğine dair kuvvetli şüphe olmamasına rağmen tutuklandılar” diyor. Yaşanan tutuklamaların hukuksuz olduğunu söyleyen Gökot, “Çok ağır bir ceza, yargılamasında bir tedbir değil de cezalandırma mantığıyla yargılandıklarını düşünüyorum” diyor.
(Gaziantep\EVRENSEL)
_________________________________________________
" Senin tanrın bana yapılan bu büyük zulmü hoş görüyorsa, o inandığın tanrı değil.