OLİGARŞİNİN SAVCILARINA DUYURULUR:
BİZ BU "SUÇU" İŞLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ!
Halk düşmanı, işbirlikçi hükümet, bir yandan açılım şovlarıyla göz boyamaya, bir yandan da var olan demokratik hakları kullandırtmamaya, herkesi susturmaya devam ediyor.
Bunun son örneği, büyük şovlarla günler öncesinden duyuruları yapılan 14 Mart'taki "Roman Açılımı"nda yaşandı.
Abdi İpekçi Spor salonu'nda "Parasız Eğitim İstiyoruz Alacağız, Gençlik Federasyonu" yazılı pankart açılmış, bundan kısa bir süre sonra da el ilanları başbakan ve bakanların başının üstüne atılmıştı.
Abdi İpekçi Spor Salonu'ndan, Gençlik Federasyonu üyeleri Ferhat Tüzer, Berna Yılmaz ve Utku Aykar önce kaçırılırcasına işkenceyle gözaltına alındılar. Gözaltında kaldıkları üç gün boyunca işkence devam etti. Sonuçta, çıkarıldıkları mahkemece Ferhat Tüzer ve Berna Yılmaz tutuklanırken, Utku Aykar serbest bırakıldı.
Polisinden yargısına, oligarşinin tüm kurumları keyfi, hukuksuz ve düşmanca davranmış; bu düzenin, bu hükümetin yargısı, polisi olduğunu göstermiştir.
Her şeyden önce Gençlik Federasyonu üyelerinin eylemiyle dikkatleri çektikleri parasız eğitim, burjuva yasalarınca dahi kabul edilmiş, anayasaya girmiş bir hükümdür. Yasallığından da öte parasız eğitim talep etmek meşrudur.
Açlıkla, yoksullukla savaşan halkımızın bir de çocuğunu okula göndermek için para bulmasını beklemek ahlaksızlıktır. Eğitim hakkının yaşam hakkı kadar doğal, vazgeçilmez olduğu düşünülürse böyle bir hak için para talep etmek, kapitalizmin eğitimi alınır satılır bir meta haline getirmesi ile ilgilidir.
Bu eylemle, halk çocuklarına kapatılmak istenen üniversitelerin, liselerin gerçek sahiplerinin kim olduğu gösterilmiştir.
İktidarın hazımsızlığı bundandır. Ticarethane haline getirdikleri eğitim kurumlarını birer para kaynağı haline getirirken, aykırı ses istemiyorlar.
Yükselen "halk için bilim halk için eğitim" şiarı onları rahatsız etmekte, düşündürtmektedir. Bu şiarın halka mal olmasını istemiyorlar.
Artık bu halkın çocuklarının kayıt, harç, fotokopi parası... adı ne olursa olsun okullara verecek tek kuruşu dahi kalmamıştır. Kaldı ki bu parayı talep etmek de baştan aşağı hukuksuzluk, adaletsizliktir.
Buna rağmen hala parasız eğitim istemenin suç olduğunu düşünen, çıkarları uğruna bu sesi bastırmak isteyenler varsa bilmelidirler ki; "biz bu suçu işlemeye devam edeceğiz."
Bulunduğumuz her yerde; sokaklarda, sınıflarda, amfilerde, haykırmaya devam edeceğiz. Zalimlerin yakalarını bırakmayacağız.
Eğitimi ticarileştirenleri kaygılandıracak bir haberimiz var. Bu ahlaksız, hukuksuz düzeninizi tanımıyoruz. Ne pahasına olursa olsun; "Parasız Eğitim İstiyoruz, Alacağız" dedik.
Ayrıca yine egemenler bilsinler ki, tutuklamalarla, faşist yöntemlerle bizi mücadelemizde vazgeçiremezler.
Tüm devrimci, demokrat kişi ve kurumlar bu haklı talebimize ve bu talebi dillendirdiği için tutuklanan arkadaşlarımıza destek vermek, onların yanında olmak, onlar için bir şeyler yapmak zorunluluğunu hissetmelidir.
En haklı ve meşru taleplere saldıran, hakkını arayan herkesi tehdit edip, halkın üzerine polisini salan AKP iktidarının karşısında hep beraber durmalı, faşist saldırıları hep beraber boşa çıkarmalıyız.
Tutuklanan Gençlik Federasyonu üyelerinin serbest bırakılması için mücadelemizi sürdürmeliyiz.
Tutuklamaları unutturmak, baskıyı kanıksatmak yönündeki çabaları boşa çıkarmalıyız. Bu haklı mücadeleyi büyütmek, yaymak yolunda çaba göstermeliyiz.
Kaldı ki, parasız eğitim talebi ile Gençlik Federasyonu üyelerinin serbest bırakılması için verilecek mücadele iç içe geçmiştir.
Tutuklamalar aynı zamanda mücadeleye bir gözdağıdır. Bunu boşa çıkarmalıyız. Bunun yolu parasız eğitim talebi için mücadeleyi daha güçlü bir biçimde sürdürmektir.
Paralı eğitime karşı olan herkesi, mücadeleyi büyütmek için çağırmalı, mücadeleye onları da katmalıyız.
*
Hala parasız eğitim istemenin suç olduğunu düşünen, çıkarları uğruna bu sesi bastırmak isteyenler varsa bilmelidirler ki; "biz bu suçu işlemeye devam edeceğiz."
Bulunduğumuz her yerde; sokaklarda, sınıflarda, amfilerde, haykırmaya devam edeceğiz. Zalimlerin yakalarını bırakmayacağız.