| |
Son günlerde üniversitelerde faşist saldırılar artmış durumda. Dikkat çekici olan nokta, faşist saldırıların, anlık gelişen olaylar olmamasıdır. Sivil faşistler son derece planlı, sistemli bir saldırı yürütüyorlar. Kantinlerde, yemekhanelerde, faşist terör estirmekten, devrimci öğrencilere yönelik pusulara kadar saldırılarda birçok yönteme başvuruyorlar.
Sivil faşistler polis himayesinde saldırıyor...
Sivil faşistler tüm üniversitelerde, mutlak bir serbestliğe sahiptirler. Bunun nedeni ise sivil faşistlerin polis güdümünde hareket etmesidir. Devrimci, demokrat öğrenciler ise; polis, idare, ÖGB'ler, sivil faşistler tarafından kuşatılmış durumdadırlar.
Öğrenci olmayan faşist katiller, okullara rahatça, hatta elini kolunu sallayarak gruplar halinde girip saldırmaktadırlar. Aralarında devrimci,demokrat öğrencilerin de olduğu tüm öğrenciler, okul girişlerinde bir sürü engelle karşılaşıyorlar. Okul idareleri tarafından her vesileyle haklarında soruşturmalar açılıyor. Öğrenci velileri aranıp, aileler kışkırtılıyor. Birde aile baskısı yaratılmaya çalışılıyor.
Faşist terörle teslim alınmaya çalışılan gençlik...
Okullardaki sivil faşist saldırıların amaçlarına gelince;
Birincisi; sivil faşist saldırıların amacı okullardaki devrimci demokratik örgütlenmeleri dağıtmak, gençliği örgütsüzleştirmektir.
İkincisi; tüm öğrenci kitlesini yıldırmak ve sindirmektir. Devrimcilere yönelik saldırılar aracılığıyla kitleye gözdağı verilmektedir. Faşist terör daha çokta bu noktada etkili olmaktadır.
Gençlik kitlesi faşist saldırılarla büyük oranda devrimci gençlikten uzaklaştırılmaktadır. "Devrimcilere yakın olursanız, devrimci demokrat örgütlenmeler içinde yer alırsanız aynı şeyler ( soruşturma, okuldan atma, gözaltı, işkence vs.) sizinde başınıza gelir" denmektedir binlerce öğrenciye.
Üçüncüsü; devrimci, demokrat öğrencilerin okullardan fiziki olarak tasfiye edilmesidir. Faşist saldırılar, çoğu kez polis ve mahkemelerin gözaltı ve tutuklamalarıyla, üniversite yönetimlerinin soruşturmalarıyla tamamlanmaktadır.
Sivil faşistlere ise bıçaklı, silahlı saldırılarına karşın, ne polis, ne üniversite yönetimleri dokunmamaktadır. Buna karşılık devrimci demokrat öğrenciler hakkında gözaltılar, soruşturmalar, okuldan uzaklaştırmalar birbirini izlemektedir. Tehdit açıktır; mücadele ederseniz, örgütlü olursanız, okuldan atılır, okulu bitiremezsiniz.
Sivil faşist saldırılar "sağ-sol çatışması" ya da TGB'li karşı devrimcilerin saldırılarında olduğu gibi, "sol görüşlü öğrenciler arasındaki kavga" gibi yansıtılarak faşist terörün amacı gizlenmektedir.
Faşist saldırıların en son örneği; 11 Mart'ta İstanbul Üniversitesi Öğrenci Kültür Merkezinde faşistlerin İstiklal Marşını gerekçe göstererek, faşist propaganda yapmak istemesi, nedeniyle yaşandı.
Sivil faşistlerin propogandasına devrimci, demokrat öğrencilerin izin vermemesi nedeniyle o gün bunu gerçekleştiremediler.
15 Mart günü ise yoğun polis güvenliğiyle ve polisin yardımlarıyla, ÖKM' de etkinliklerini yaptılar. ÖKM'den çıkışta, devrimci öğrencilerin faşistlerden hesap sormaya çalışmasına polis engel oldu. Polis, sivil faşistleri korumuş, devrimci öğrencilere saldırmıştır.
Sivil faşistlerin ÖKM'de faşist propaganda yapmalarına yardımcı olan polis, devrimci öğrencilerin ÖKM'ye girmesini engellemiştir.
Faşist saldırılara karşı koymakta tereddüte yer yoktur. Sivil faşist saldırıları püskürtmekte, tereddüt edilir, geri adım atılırsa, giderek o mevziye sivil faşistlerin yerleşmesine, saldırıların meşru hale gelmesine yol açacaktır.
Ayrıca 15 Mart günü İstanbul Ertuğrul Gazi lisesinde, faşist güruhun satırlı, dönerli, bıçaklı saldırısı sonucu birçok öğrenci yaralandı.
Faşist saldırılar geçmişten günümüze özünde bir şey değiştirmeden devam etmektedir.
16 Mart 1978'de, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencilerine Beyazıt'ta, okul çıkışı bombalı saldırı düzenlenmiş, ateş açılmış, 7 öğrenci şehit olmuştu. Maraş, Sivas, Çorum'da faşist saldırılar, katliamlar yaşandı.
Faşist terörün karşısına militanca ve kitlesellikle çıkıldığında, faşistlerin yapabileceği bir şey yoktur. Kitleselliği ancak örgütlenerek ve faşizme karşı ortak mücadeleyi geliştirerek gerçekleştirebiliriz.
Devrimci gençlik faşist saldırıların karşısına tüm antifaşist gençliği dikmeyi hedeflemelidir. Oligarşinin yıllardır sürdürdüğü apolitikleştirme saldırılarına karşın önemli bir antifaşist potansiyel vardır. Bu kesimler örgütsüz oldukları için faşist terör en çok da onlar üzerinde etkili olmaktadır. Faşist teröre karşı ancak militan bir mücadele sürdürülerek bu kesimlere güven verilebilir.
Faşistlerin gerçek yüzü açığa çıkartılıp teşhir edilmelidir. Gençlik faşist saldırılara teslim olmayacak.
|
|