SORUNLARIMIZ ÇÖZÜMLERİMİZ
Yozlaşma, yaşamın her karesinde içimize girmiş, çok farklı biçimlerde karşımıza çıkarılmıştır. Toplumun hemen her kesimini hedef almış, planlı programlı bir biçimde sürdürülmüştür.
Yozlaşma nedir? diye sorulduğu zaman, en kısa tanımını; "kapitalizmin ahlakıdır" şeklinde yapabiliriz.
Evet, kapitalizm ahlaksızdır. Kapitalizm, kuralsızdır. Paradan başka değeri yoktur. Hemen herşeyi yozlaştıran, içini boşaltan, insana değer vermeyen bir sistemdir. Yozluğu, bencilliği ve çıkarcılığı savunur.
Bu ahlaksızlığı, en yoğun olarak gençlik üzerinde deneyerek, yozluğu gençlik üzerinden sürdürür ve tüm halka yaymaya başlar. Gençlik gelecektir. Baş edilmesi zordur. O nedenle gençlik öncelikli hedeftir ve yozlaştırılarak tehlike olmaktan çıkarılmalıdır gençlik.
İşte kapitalizm sömürüsünü daha rahat sürdürebilmek için baştan başlar yozlaştırmaya, Bu politika bizleri ilköğretimden de önce 5-6 yaşlarında iken hedef almaya başlar. Tüketim, bencillik, halkın değerlerinden uzaklaşmak empoze edilir.
Kapitalizm, adım adım, yavaş yavaş, ahlaksız,sorumsuz ve bencil yaşamayı öğretir gençliğe. Halk, değerlerinden uzaklaştırır. Kılıktan kıyafete, yememizden içmemize kadar yozlaştırır.
Bunun sonucunda saygı, sevgi, insana ve hayata verilen değerler törpülenir. Çarpıcı bir örnektir; sınav sistemleri öyle düzenlenir ki aynı sırada oturduğu, birçok şeyi paylaştığı arkadaşını rakip olarak görür kendine. Yarışır onu geçmek için!.. Yeri gelir kalemini, silgisini bile paylaşmaz .
Gazetesi, dergisi, kitabı, okulları her şeyiyle bu düzen burjuvazinin yoz yaşamını dayatır gençliğe. Öyle yaşamaya özendirir. "Çalış, senin de olur" der. "Bizim gibi olacaksın olmazsan yaşama ya da yükselme şansın azalır" der. Haksızlıklara adaletsizliklere zulme boyun eğmemizi isterler. Magazin dergilerinden, programlarından başımızı kaldırmamızı istemezler...
Peki, gençlik olarak bu yozlaştırma politikasının karşısında nasıl duracağız? Ne yapmalıyız?
Sessiz kalmamız düşünülemez. Sessiz kalmamız, yozlaştırma politikasının başarıya ulaşması demektir. Gençlik olarak fakültelerde alanlarda akademik demokratik mücadelemizi yükseltmeli, kültürel faaliyetleri yoğunlaştırmalı, ama mutlaka örgütlenmeli ve bunları silah yapıp, ne olursa olsun bu politikayı yenmeliyiz.
***
Gençlik Üzerine
SÖZLER
Faşizme karşı mücadelede gençliğin muazzam önemini küçümsedik. Gençliğin kendine özgü ekonomik, siyasi ve kültürel çıkarlarını göz önünde bulundurmadık.
Georgi Dimitrov
***
Bunları
BİLİYOR MUSUNUZ?
2008'de Meslek lisesi çıkışlılar içinde;
Lisans programlarına yerleşenlerin oranı :
yüzde 4,3
Önlisansa yerleşenlerin oranı:
yüzde 24,2
ÖSS'ye giren 32 kişiden:
Biri İHL mezunu,
Dört kişiden biri meslek ve teknik lise mezunuydu.
***
YÖK'ün katsayı kararına Danıştay'dan ikinci iptal!
Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte farklı katsayı uygulanmasına ilişkin 17 Aralık 2009 tarihinde aldığı kararı oy birliğiyle durdurdu.
Yükseköğretim Genel Kurulu (YÖK), 17 Aralık 2009'da üniversiteye giriş sınavında adaylara "farklı katsayı" uygulanması kararı almış ve puanlar hesaplanırken adayların kendi alanıyla ilgili program tercihinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanlarının (AOBP) 0.15, alan dışı tercihte 0.13 ile çarpılmasını kararlaştırmıştı.
YÖK Başkanı Özcan, Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararına "Bu bizi çok fazla etkilemez, daha önceki karar gibi. Tek endişem öğrencilerin olumsuz etkilenmesi. Öğrenciler çalışmalarına devam etsinler, morallerini bozmasınlar. Biz ne yapacağımızı çok iyi biliyoruz. Sadece B değil, C ve D planlarımız da var" dedi.