Radyo Forum

Go Back   Dostluk Ve Kardeşlik Platformu; Dostluğun, Kardeşliğin ve Paylaşımın Tek Adresi Özgürlük Ateşi- »
SİYASET
» Güncel Haberler » Burjuva basınından haberler..


Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Buyrun hanfendi, meydan sizin
Konudaki Cevap Sayısı
0
Şuan Bu Konuyu Görüntüleyenler
 
Görüntülenme Sayısı
55

Yeni Konu aç  Cevapla
 
Bookmark and Share Paylaş LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01-11-2011, 11:59   #1
Kullanıcı Profili
Super Moderators
 
Eylem Güzelim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
özgürlük ateşiEylem Güzelim
Kullanıcı Bilgileri
Üyelik tarihi: Ara 2010
Üye No: 1932
Mesajlar: 276
Konular: 0
Teşekkür Grafikleri
Teşekkürleri: 907
231 mesajına 513 kere teşekkür edildi.
IM
Standart Buyrun hanfendi, meydan sizin

 
Buyrun hanfendi, meydan sizin

Nagehan Alçı, Atlantik'in öte yakasına geçip Küba'nın ve Latin Amerika halklarının gönlünde, verdiği devrimci mücadeleyle taht kuran Ernesto Che Guevara de la Serna'ya yamyam deyiverdi ama...

Kendisi yazılı ve görsel medyamızın son dönem parlayan yıldızlarından. Nereye baksak onu görüyoruz. Bir bakıyorsunuz orada, bir bakıyorsunuz burada. Heisenberg in belirsizlik ilkesindeki elektronlar misali aynı anda birden fazla yerde bulunabilme özelliğine sahip bir cisim sanki. Kendisine rakip gördüğü herkesi bileyli bir bıçak misali kesiyor. Dili de pek keskin, kalemi de! Benzerlerine 44+XY olarak çokça rastladığımız bir vaka aslında. 44+XX olması ve bu derece cevval olması aslında bizi şaşırtan.
İlkin Ece Temelkuranı gözüne kestirmişti Nagehan hanım. Faşizmin sol versiyonu bir zihniyete sahip olmakla eleştirmişti bir yazısında Temelkuranı. Faşizm hakkında ne bildiğine dair herhangi bir ipucu vermedi bize gerçi Nagehan hanım ama olsun vardır bir bildiği. Zaten kendisinin Dimitrovun Faşizme karşı birleşik cephesinden Troçkinin faşizme karşı mücadelesinden ya da Togliattinin Faşizm üzerine derslerinden alıntı yapmasını bekleyecek saflıkta değiliz. Bu isimleri duyduğunda içini nasıl bir ürperti kapladığının da farkındayız. Bu isimleri zikretmeden, bir ürpertiye neden olma endişesi güderek, faşizm bahsine biraz ara verelim. Şimdilerde Nagehan hanım, siyasi jargonu da terk etmiş gözüküyor. Atlantikin öte yakasına geçip Kübanın ve Latin Amerika halklarının gönlünde, verdiği devrimci mücadeleyle taht kuran Ernesto Che Guevara de la Sernaya yamyam deyivermiş. (18 Ekim, Akşam)

Fena halde leman
Tabii ki ne onun demesi ile Che değerinden zerre kaybeder ne de ardı sıra ettiği laflarla Nagehan hanımın, Che ve onun şahsında devrimcilere akıtmak istediği zehri biter. Devrimcilerle kapitalistlerin barbarlık ittifakı adlı yazısı da yukarda değinmeye çalıştığımız, Nagehan hanımın kendi tabiriyle yarı obsesif yarı şizofrenik ruh halinin bir yansıması gibi duruyor. Hakkını yemeyelim katıldığım noktalar da var yazıda. Günümüz kapitalizmi öyle bir noktaya geldi ki, sol muhalefetten zarar görmek bir yana, bu işlevsiz solculuk üzerinden fayda bile sağlıyor. İsyan ve başkaldırı sektörü yaratıp, böylece solculuk endüstrisinden para kazanıyor. Son 20 yılın kapitalizm tarihi, devrimci-sosyalist ikon Ernesto Guevara üzerinden milyonlarca dolar kazanan kapitalistlerle dolu.Bu satırların altına ben de imzamı atarım. Bizim de derdimiz zaten bu işlevsiz solculuk. Lakin sonrası ise Attilla İlhanın deyimiyle fena halde leman. Ne zamandan beri, özgürlük, adalet, insan hakları, demokrasi, barış, hakkaniyet ve yoksullukla mücadele gibi kavramlar liberal değerler oluyor da siz buna tüm kalbinizle inanıyorsunuz? Bu kelimelerin sizin indinizdeki epistemolojisinde mi bir sorun var yoksa siz ontolojik bir çelişki içinde misiniz? Özgürlükten anladığınız ne ve kimin için? Ya barış, bir de yoksullukla mücadele? Beğenmediğiniz, diktatörlükle itham ettiğiniz Hugo Chavezin yoksullukla mücadeledeki gıda bankaları örneğini ve misyonlarını ya da Kübadaki bebek ölüm oranlarının düşüklüğünü hatırlatmaya bilmem gerek var mı? Bu görmeme ve duymama hali, övünerek bahsettiğiniz Boğaziçililere has bir durum mu yoksa sadece siz de mi öyle bir etki bıraktı? Benim tanıdığım Boğaziçililer hiç öyle değil, ağızlarından çıkanı kulakları duyuyor. Yukarıda geçen kavramların hangi tarihsel süreçlerden süzülerek insanlığın havsalasında yerini aldığını da gayet iyi biliyorlar.

John Stuart Millin söyledikleri
Öte yandan her geçen gün azgınlaşan dev ölçekli kapitalistlerin, çıkarlarını maksimize etmek için türlü pislikler yapabildiğini, Irakta savaş çıkartabildiğini, devlet kaynaklarını kendileri lehine nasıl manipüle edebildiklerini gördüm diyor Alçı. Bunu gördünüz de neden ben ve benim gibi aptal solcular, 2003te Irakta savaşa hayır eylemlerinde toplu olarak coplanırken siz parlamentodan Iraka asker göndermeyi onaylayan 1 Mart tezkeresi konusunda, son dakikada bir ters köşe ile bu kararı alamayan o zamanki hükümetin başkanı, şimdilerde cumhurbaşkanlığı makamında olan Abdullah Güle tek laf etme zahmetine katlanmıyorsunuz? 1 Mart tezkeresinin en fazla 62 bin yabancı askeri personelin 6 ay süreyle Türkiyede bulunmasını öngördüğünü hatırlatmaya bilmem gerek var mı ve Irak savaşında 1 milyondan fazla kadının ve çocuğun yaşamını yitirdiğini? Ya da nefret ettiğiniz diktatörlerden Muammer Kaddafinin adına düzenlenen barış ve insan hakları ödülünü 2010 yılında alan Başbakana şimdilerde iki çift laf etmeniz gerekmez mi?
Kendisinin öve öve bitiremediği John Stuart Mille gelince... Şimdi onun kaleminden çıkan bir alıntı yapacağım. Umarım bu alıntıdan sonra John Stuart Mille de yamyam demezsiniz. John Stuart Millin nasıl bir liberal olduğunu görelim. Biraz uzun olacak lakin Nagehan hanımın yüksek müsaadeleriyle August Bebelin Kadın ve Sosyalizmkitabında dipnot olarak yazdığı Stuart Mill alıntısına bakalım (August Bebel, Kadın ve Sosyalizm, syf. 411, İnter Yayınları): Eğer komünizmin ve onun tüm fırsatları ile mevcut toplumsal koşullar ve onun tüm ıstırapları ve haksızlıkları arasında seçim yapmak gerekse idi; eğer özel mülkiyet kurumu, çalışma ürününün, bugün gördüğümüz gibi, neredeyse çalışmayla ters orantılı dağılmasını zorunlu sonuç olarak beraberinde getirseydi en büyük paylar hiç çalışmamış olanlara, daha az büyük paylar, çalışmaları neredeyse lafta kalanlara, çalışmanın ağırlaştığı ve nahoşlaştığı oranda ödemenin küçüldüğü; sonuçta en yorucu ve yıpratıcı işin, en gerekli yaşam gereksinimlerini karşılayacağına kesinlikle güvenilemeyeceği denli, aşağı doğru böyle düşseydi; diyelim ki alternatif, ya bu ya komünizm olsaydı, o zaman komünizmin büyüklü küçüklü tüm günahları terazide pul gibi kalacaktır.Böylesi bir cehaletle daha fazla uğraşma belagatini kendinde bulamayan EceTemelkuran, Buyurun meydan sizindir hanımefendideyiverdiydi. Ben de aynından diyorum. Buyrun hanımefendi meydan sizindir. Lakin son tahlilde bir psikologa görünmenizde fayda olduğunu da söylemek durumundayım.

HAŞİM CEM ÇELİK: Öğretim görevlisi, Celal Bayar Üni.

Radikal 30.10.2011

Eylem Güzelim isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
buyrun, hanfendi, meydan, sizin


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
bu genclik sizin eseriniz eskiya-44 Politik Gündem 0 23-08-2011 23:05
Sizin hiç babanız yandı mı?` Eylem Güzelim Sol Basından haberler 0 02-07-2011 16:11
Mısır'da 'meydan savaşı' sürüyor Özgürlükateşi Sol Basından haberler 0 03-02-2011 18:18
'Et bizim, böcek sizin!' Adali Sol Basından haberler 0 20-08-2010 20:20
İşte Sizin Devletiniz! ₣iđel Sol Basından haberler 0 22-06-2010 20:31


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 00:03.
 
ÖZGÜRLÜKATEŞİ.NET Forum Kategori Arşiv Görünümü
3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 58, 59, 270, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 169, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 183, 184, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 58, 59, 270, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 168, 169, 170, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 183, 184, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 248, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 262, 272, 271, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282,

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan "yer sağlayıcı" olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz "uyar ve kaldır" prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, info@ozgurlukatesi.net mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.